Gebelik lekesi ve Melasma

Halsizlik Gebelik lekesi ve Melasma

 

Gebelik Lekesi Malesma Nedir? Malesma nasıl tedavi edilir ? Malesma Kremleri hakkında özgün bir yazı. Bu yazıda gebelik lekesi ve malesma’ nın ne olduğunu ve tedavi yöntemlerini öğrenebilirsiniz.

Melasma erişkinlerin yüzlerinde görülen kahve renkli lekelerdir. Genellikle yüzün iki tarafı da etkilenir. En sık yanaklar, burun, alın ve dudak üstünde görülür.

7 Nisan 2011 Saat : 1:37
Okunma
bot
devamını oku

Bebek mamalarında büyük şüphe!

Halsizlik Bebek mamalarında büyük şüphe!

Bir çok kişi bebek mamaları seçerken dikkat etmemektedir. Bu konuya açıklık getiren TÖF (Tüketici Örgütleri Federasyonu) ilginç bir yazı yazdı.  Bebek maması seçiminde Türk halkının ne kadar dikkatsiz davrandığını bu yazı ile bir kez daha anlamış olduk.

Tüketici Örgütleri Federasyonu’nun (TÖF), bebek mamaları, bebek devam mamaları ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde GDO bulunup bulunmadığına yönelik araştırması talep ettiği bilgilere, bazı firmalar yanıt vermedi. Bu durum, “Bazı firmalar neleri saklıyor? Bu ürünleri tüketen bebekler tehlike altında mı?” sorularını akıllara getirdi. TÖF, tüketicilerin sorularını kamuoyu önünde tekrar sorarak, bu firmaları yanıt vermeye çağırdı.

TÖF Genel Başkanı Fuat Engin’in konuya ilişkin basın açıklamasını ilginize sunuyoruz.

7 Nisan 2011 Saat : 1:37
Okunma
bot
devamını oku

Geriatri

Etiketler:
Halsizlik Geriatri

Hazırlayan: Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal
Hacettepe Üniversitesi Geriatrik Bilimler Araştırma ve Uygulama Merkezi GEBAM Müdürü
Geriatri Turkish Journal of Geriatrics Editörü

Yaşlılık da sevgi gibidir, saklanamaz
Thomas Dekker

Yaşlanma ayrıcalıksız her canlıda görülen, tüm işlevlerde azalmaya neden olan, süregen ve evrensel bir süreç olarak tanımlanabilir.

Organizmanın molekül, hücre, doku, organ ve sistemler düzeyinde, zamanın ilerlemesi ile ortaya çıkan, geriye dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümüdür.

Yaşlılardaki patolojik değişiklikleri anlayabilmek için yaşlanmanın normal seyrini öğrenmek gerekmektedir.

21 Ağustos 2009 Saat : 6:31
Okunma
admin
devamını oku

Vajinismus eşlerine öneriler

Halsizlik Vajinismus eşlerine öneriler

Belki kadınlarda bu tür cinsel problemlerin olabileceğini evlenip bu problemin içine düştükten sonra duydunuz ve neden böyle bir durumun sizin başınıza geldiğini bir türlü anlıyamıyorsunuz. Belki de eşinizi çok seviyor ve onu her ne kadar anlamaya çalışıyor olsanız da halen bir takım içsel gerilimlerden kendinizi geri alamıyorsunuz.

Belki de -siz de eşiniz gibi- tüm durumu kabul ettiniz, ama zaman zaman yine de kendi kendinize keşki böyle olmasaydı diyorsunuz. Ya da sorununuzu inkar edip kendinizi -yoğun iş hayatınız gibi- başka konular ile avutmaya çalışıyorsunuz.

..

Öncelikle vajinismusun eşinizin hatası olmadığını kesinlikle anlamalısınız. Bu yalnızca onun değil bir çift olarak her ikinizin de problemi sayılır.

Vajina kaslarında hissetiği spazmlar penisin içeri girmesini imkansız kılmakta ve her türlü deneyim eşinizde acıya sebep olmaktadır. Bu spazmlar istem dışı olmakta ve bilinçli yönlendirme yoktur. Yani bunun oluşmasına eşiniz sebep olmamaktadır. Bu konuda onu anlayışla karşılamalısınız.

Bu durumun üstesinden gelmede sizin sabrınızın, anlayışınızın ve işbirliğinizin önemi çok büyüktür. Artık profesyonel bir destek almak için harekete geçme zamanınız geldi.

21 Ağustos 2009 Saat : 6:30
Okunma
admin
devamını oku

Uyku, öğrenmeyi kolaylaştırıyor

Halsizlik Uyku, öğrenmeyi kolaylaştırıyor

Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, sabahları biraz fazla uyumanın öğrenme süreci üzerinde olumlu etkisi var. Doktorlar uykunun öğrenme üzerindeki olumlu etkisinin zaten bilindiğini, ancak son araştırmayla bunun nasıl gerçekleştiğini belirlediklerini söylediler.
CBS’in haberine göre, iyi bir uykunun öğrenme üzerindeki etkilerini ölçmek için bir grup üzerinde çeşitli deneyler yapıldı. Çeşitli beceri testlerinden oluşan deneyler, 12 saatlik dinlendirici bir uyku sonunda gruptakilerin öğrenme becerisinin yüzde 20 arttığını gösterdi.
Doktorlara göre uyku iki ana evreye ayrılıyor ve en verimli saatleri gecenin son kısmı yani sabaha karşı yaşanıyor. Uykunun son iki saatlik bölümünün öğrenme üzerinde olumlu etkisi olduğunu keşfeden araştırmacılar, pek çok kişinin erken kalkarak bu süreci kısa kestiğini belirtiyor.

__________________

21 Ağustos 2009 Saat : 6:29
Okunma
admin
devamını oku

Uyku İçin İdeal Sıcaklık

Halsizlik Uyku İçin İdeal Sıcaklık

“Uyku için ideal sıcaklığın 22 derece olduğu ve bu dereceden daha sıcak ve soğuk ortamların, insanların uyanık sağlanmasına yol açacağı bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Uyku Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Murat Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uykunun oluşumunda iklim faktörlerinin önemli rol oynadığını söyledi.

Uykuyu oluşturan hormonların salınımının mevsimsel olarak değişiklik gösterdiğine dikkati çeken Aksu, şöyle devam etti:

”Uyku için en ideal sıcaklık 22 derecedir. Daha sıcak ya da daha soğuk ortamlar, metabolizmanın faaliyetlerini artırdığı için insanların uyanık kalmasını sağlar. Bunun yanında gün ışığına az ya da çok maruz kalma da uykuyu etkiler. Türkiye’de 12-13 saat gün ışığında kalmaya programlanan organizma, Alaska’da 18-20 saat gün ışığına maruz kaldığında uykusuzluk olur.”

Aksu, uykusuzluğun, gündüz iş veriminin düşmesine, uyku haline, iş ve trafik kazalarına yol açabileceğini de kaydetti.”

www.internethaber.com
__________________

21 Ağustos 2009 Saat : 6:29
Okunma
admin
devamını oku

Uykunun Haritasını Çizdiler!

Halsizlik Uykunun Haritasını Çizdiler!

Newsweek, son sayısında uykusuzluğun haritasını çıkarıyor ve “Niye uyuyamıyoruz?” sorusuna bilimsel yanıtlar arıyor.

Dünyanın her yerinde her gün yatağında dönerek uykuyu arayanların sayısı artıyor. Halen ABD’de 70 milyon insan uyku sorunu çekiyor. Hatta bir önceki yüzyıla oranla, ortalama 90 dakika daha az uyuyoruz. Giderek sağlık sorunu halini alan uykusuzluk için üretilen çözümler var. Ama hangisi işe yarıyor?

ABD’nin ünlü haber dergisi Newsweek son sayısında bu konuya parmak bastı. Uykusuzluğun nedenleri arasında elektronik aletleri fazla kullanmak başı çekiyor. Psikolojik sorunların etkisi de büyük. Harvard Üniversitesi’nden nörolog Clifford Saper’in yaptığı araştırma, uykusuzluğun haritasını çıkardı.

Saper’in “Uyku şalteri” adını verdiği sistemde beyin yalnız çalışmıyor. Hipotalamus ve önündeki hücrelere uyku merkezi adı veriliyor. Beden kendi ritmiyle beyin merkezli bu şalteri destekliyor ve biyolojik saatin çalışmasına yardımcı oluyor. Bu yüzden uyku saatlerini değiştirmek tehlikeli olabiliyor.

Uykusuzluktan kurtulmak için izinsiz ilaçları bile deneyen Amerikalılar, lavanta, yasemin gibi bitkilerden yapılan değişik ürünleri de kullanıyor. Bu arada, adetten diyerek sıcak süt, hindi, hatta horlamayı önlemek amacıyla tenis topuyla (nefesini düzenlediği gerekçesiyle ensesine koyup üzerine yatıyor) uyumayı bile deniyorlar ancak başarılı olamıyorlar.

Kaynak: www.saglikplatformu.com
__________________

21 Ağustos 2009 Saat : 6:29
Okunma
admin
devamını oku

Yorgunum, Yorgunsun, Yorgunuz

Halsizlik Yorgunum, Yorgunsun, Yorgunuz

Yorgunum, Yorgunsun, Yorgunuz
Hazırlayan : ESRA ÖZÜBEK
www.elle.com.tr

Bahar aylarında güneşin sıcacık etkisi içimizi ısıtmaya, psikolojik olarak pozitif enerji vermeye başlamasına rağmen nedense bir yorgunluk, bezginlik hali başgösterir çalışanların çoğu işe gitmek istemez, sabah yataktan kalkmak bir kabus durumunu alır.

Uzmanlara göre bahar yorgunluğu ya da bahar depresyonu; özellikle bahar mevsiminin başladığı günlerde birçok kişide görülebilen, genel bir bitkinlik, güçsüzlük ve enerji noksanlığı, isteksizlik, uykusuzluk ve vücutta karıncalanma gibi belirtilerle seyreden bir rahatsızlık hali olarak tanımlanıyor. Peki hepimizi etkisi altına alan bu durum neden ortaya çıkıyor? Bu konuda daha detaylı bilgi almak için Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün ile görüştük: “Kışın soğuk ve güneşsiz günleri yavaş yavaş yerini baharın neşesine ve sıcaklığına terk ediyor. İşte bu hava ve mevsim değişikliği insan biyoritmini (insan vücudu hassas bir saat gibi bu değişikliklere uymaya çalışır) olumsuz etkiliyor. Bahar mevsiminde doğal olarak havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşınmaktadır. Bu taşıma dengesi bozuklukları iklim değişikliği dönemlerinde sıkça karşımıza çıkar. İnsanlarda yorgunluk belirtileri ve ruhsal sıkıntılara bile yol açarak rahatsızlık sebebi olurlar. Havadaki elektrik yükü şehirlerde ve de özellikle büyük şehirlerde daha fazladır. Bu duruma bir de hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik yoğunluğu eklenirse, kişilerdeki bahar yorgunluğu belirtileri daha da yoğun olarak yaşanır. Bahar ayının ve güneşin getirdiği rehavet duygusuna, stres ve gerginlik duygusu da eklenince insanda mevcut olan birçok hastalık da negatif olarak etkilenmektedir (mide hastalıkları, asabi kolit rahatsızlıkları, koroner damar hastalıkları, depresyon ve panik ataklar v.s.).

21 Ağustos 2009 Saat : 6:28
Okunma
admin
devamını oku

Uyku Süresini Azaltmak

Halsizlik Uyku Süresini Azaltmak

Polyphasic (çok fazlı ya da safhalı) uyku metodu günlük uyku ihtiyacını 2-5 saat arasına azaltmayı hedefler. Bu metod catnapping (kedi uykusu) olarak da adlandırılır. Çünkü her dört-beş saatte bir toplam 20 ile 45 dakikalık kısa şekerlemeler yapılması üzerine kurulmuştur. Böylece daha uzun süre (hem de yeni kahve içimiş gibi) uyanık kalınabilir.
Leonardo da Vinci, Thomas Edison ve Buckminster Fuller bu metodun uygulanmasında ustalaşmışlardır. Nikola Tesla, Napoleon ve Winston Churchill’in de bu şekilde uyuduğu bilinmektedir.

Bu yöntem tabii 8-9 saat ofis işi yapanlar için geçerli değil ama evde ya da dışarıda kendi işinizi yapıyorsanız, ya da çalışma saatlerinizi kendinizin düzenlemesi gibi bir lüksünüz varsa ve daha az ama etkili uyumak istiyorsanız denenebilir. Yöntem, tekne yarışçıları, astronotlar (özellikle kriz anında) ve askerler arasında popülermiş.

Teori (anlayabildiğim kadarıyla) şöyle: Normalde tek ve uzun olarak uyduğumuz uyku evresi birçok fazdan oluşuyor ve yaşamımızı devam ettirmek için bunların hepsi gerekli değil. NREM adlı derin uyku (vücudun tamiri için şart) ve REM ad verilen hafif uyku (rüya gördüğümüz ve duygusal ve zihinsel açıdan “tamir” olduğumuz uyku) gerekli uyku safhaları (REM konusu tartışmalıymış, bu uyku uyunmadığı takdirde 3 ila 8 hafta arasında ölüneceği tezinin yanı sıra REM uykusu olmadan da yaşanabileceği tezi mevcutmuş.) Her neyse bunu bir tarafa bırakırsak bu çok fazlı uyku metodunu uygulayanlar günlüde 4′er tane NREM ve REM fazı yaşadıkları için bu yöntemin tek bir az uykudan çok daha sağlıklı olduğu söyleniyor. Çünkü az uyku vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıyor, büyüme hormonunun salgılanmasını azaltıyor, vücudun şekeri metabolize etme kabiliyetini azaltıyor vs. Ama çok fazlı uykunun bunlara neden olmadığı ileri sürülüyor.

Tabii uykuyla ilgili bilimsel araştırmalar henüz çok yeni ve her gün yeni bir teori geliştiriliyor. Bu metodun denenmesi vücudunuz için ne derece doğru olur bilemiyorum. Risk size ait yani

Kaynak: İngilizce bilenler http://psychcentral.com/psypsych/Polyphasic_sleep
adresinden yazının tamamını okuyabilirler.
__________________

21 Ağustos 2009 Saat : 6:28
Okunma
admin
devamını oku

Damarlarınızdan biri tıkalıysa mutlaka 8-10 saat uyuyun!

Halsizlik Damarlarınızdan biri tıkalıysa mutlaka 8-10 saat uyuyun!

“Doç. Dr. Osman Akdemir, hastalarına “Sigarayı bırak” demeden önce “Her gün en az 8 saat uyu” diyor! Neden mi? Çünkü uykusuzluk stres yapıyor. Stres ise adrenaline tavan… Adrenalin, son darbeyi vurmak için zaten tıkalı damarı biraz daha büzüyor, kan basıncını artırıyor, kalp yoruluyor… İşte bütün mesele bu!

Hastalarına “Sigarayı bırak” demek yerine, “En az 8 saat dükkanı kapat” diyor. “Dükkan” dediği beden, yani en az 8 saat uyumak gerek. Hele ki damarlarınızdan biri tıkalıysa… Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Osman Akdemir’in uykusuzluğu sigaradan daha fazla riskli bulmasının sebebi, stres yaratması… “Stres adrenalinin daha fazla salgılanmasına neden olur. Adrenalin koroner damarları büzer, kan basıncını artırır, kalbi yorar. Uykusuz kişi ise sürekli streslidir.” İşte bu yüzden Akdemir’in kalp hastalarına ilk önerisi 8 saatlik uyku, hatta 10 saat. Uyku mu tutmuyor? “Fark etmez, gözünüzü kapatıp yatın… O bile yeter” diyor.”

Kaynak:www.vatanim.com.tr

Ne diyorsunuz? Bir de kalp krizi geçirme riski çıktı başımıza
__________________

21 Ağustos 2009 Saat : 6:27
Okunma
admin
devamını oku
Sağlık Sorunları  Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Bağlantılar