Gebelik Lekesi Malesma Nedir? Malesma nasıl tedavi edilir ? Malesma Kremleri hakkında özgün bir yazı. Bu yazıda gebelik lekesi ve malesma’ nın ne olduğunu ve tedavi yöntemlerini öğrenebilirsiniz.
Melasma erişkinlerin yüzlerinde görülen kahve renkli lekelerdir. Genellikle yüzün iki tarafı da etkilenir. En sık yanaklar, burun, alın ve dudak üstünde görülür.
Çocuklar’da Geç Konuşma
Çocuğunuzdaki işitme kusurları ( sense of hearing lost) geç konuşma sebebi olabilir.Doktorunuza baş vurarak bir işitme testi ve etraflı bir muayene isteyebilirsiniz
Doktor çocuğunuzun ağız ve kulaklarına özel bir itina göstererek muayenesini yapar.Bazı konuşma bozuklukları tedaviye ihtiyaç kalmadan kendi kendine de düzelebilir.
Çocuklar küçük yaşlardan itibaren başta anne ve babaları olmak üzere etrafındakilerin seslerini ve konuşmalarını ne kadar çok duyarlarsa konuşmayı o kadar çabuk öğrenirler.Doğduğu günden beri çocuğunuzla konuşmayı bir alışkanlık haline getirin.Çocuğunuzun diğer çocuklarla birlikte olmasını,oyun oynamasını temin edin.Küçük çocukların çoğu konuşma döneminde bir çekingenlik devresi geçirebilirler.
Konuşmalarını telaffuz ve dilbilgisi hatalarını düzeltmek için kesmeyin.Kendine güvenini kaybedebilir.Kendiniz düzgün konuşmanızla ona örnek olun.Her şekilde doktorunuzla görüşüp ondan yardım alın .
B12 vitamini eksikliği geç konuşma nedeni
Beslenmedeki yetersizlikler sonucu ortaya çıkan B12 vitamini eksikliğinin, özellikle çocuklarda nörolojik bozukluğa neden olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Bilim Dalı’nda görevli Uzman Dr. Birol Baytan; beyin gelişimi için son derece önemli olan B12 vitamininin vücutta üretilemediğini, bu nedenle dışarıdan, özellikle hayvansal gıdalarla alınması gerektiğini dile getirdi. B12 vitamininin kırmızı et ve yumurtada yoğun olduğunu anlatan Dr. Baytan; B12 eksikliğinin çocukların büyüme ve gelişmelerinde ve yürüme, konuşma ya da oturma gibi fonksiyonlarında gecikmeye neden olduğunu söyledi.
ADET GÖRME
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir vajinadan gelen kan.
AĞIZ YOLUYLA İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin ağızla temas etmesi.
ANAL
Makat veya makat bölgesiyle ilgili.
Psikanaliz teorisinde, psikoseksuel gelişmenin ikinci aşaması olup, makat bölgesinden haz duyma duygularının algılanmasının başladığı dönem olarak tanımlanır.
ANAL İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarının, öbür eşin anüsüyle temas etmesi.
ANALİNGUS
Ağızla anusun yalanması, okşanması.
ANÜS
Makat.
AREOLA
Meme başı etrafındaki renkli halka.
ASEKSÜEL
Sekse karşı ilgisiz veya isteksiz olan.
AVUÇLAYIŞ
Bütün bir eli vajinaya veya anüse sokmak.
BAKİR
Cinsel ilişkide bulunmamış erkek.
BAKİRE
Cinsel ilişkide bulunmamış kadın.
BAŞTAN ÇIKARTMAK
Birini cinsel ilişkide bulunmaya ikna etmeye çalışmak.
BEKARET
Bakir veya bakire olma durumu.
BESTIALITY
Bir insanın bir hayvanla cinsel ilişkide bulunması.
BİSEKSÜEL
Hem kadınlarla hem de erkeklerle cinsel ilişkide bulunma isteği olan.
Hem erkek hem de kadınla cinsel ilişkide bulunan.
BULÛĞ ÇAĞI
İnsanın gelişme safhasında çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.
CİNSEL ÇEKİCİLİK
Fiziksel güzellik veya kişinin karakterinin bir başka kişiyi cinsel açıdan uyarması.
CİNSEL İLİŞKİ
Kadın ve erkek, erkek ve erkek veya kadın ve kadın arasındaki cinsel birleşim.
CİNSEL KİMLİK
Cinsel kimlik ya dişi ya da erkek ir, ve tamamen yaratılış özelliğidir insanların beynine kazınmıştır.
CİNSEL ROL
Ne kadar kadınsı ya da ne kadar erkeksi olduğunuzla ilgilidir, yani başkalarının sizi nasıl gördüğü ile ilgilidir, bu sonradan kazanılan – öğrenilen – bir özelliktir.
CİNSEL TACİZ
İstek dışı, itici, cinselliğe dayalı davranışlar veya sözler.
Karşı cinsi küçük düşürücü, aşağılayıcı, rahatsız edici davranışlar veya sözler.
CİNSEL TERCİH
Cinsel tercih ise cinselliğinizi yaşarken hangi objeye yöneldiğinizle ilgilidir. Kimi kendi cinsini tercih eder kimi karşı cinsi tercih eder, kimi sadece kendini tercih eder. Kimi cansız objelerse yönelir, kimi hayvanlara yönelir daha ötesi zarar vermeye ve dolayısıyla cinsel sapmalara kadar gider.
CİNSELLİK
İnsanların belli fiziksel özelliklerinden dolayı erkek veya kadın olarak ikiye ayrılmaları.
Cinsel kimlik veya cinsel güç.
CUNNİLİNGUS
Ağızla vajinayı yalamak.
DİLDO
Cinsel ilişki esnasında kullanılan yapay penis.
DİYAFRAM
Kubbe şeklinde, plastikten oluşur. Cinsel ilişki esnasında rahim boynunu kapatıp spermlerin rahime girmelerini önler.
DÖLÜT
İnsanlarda, gebe kalındıktan sonra sekiz haftadan, doğmadan önceki döneme kadar anne karnında olan bebeğe verilen ad.
DÜRTÜ
Tabiatta bulunan, doğuştan gelen davranış özelliği olup çevreden gelen uyarıcılara tepki göstermek.
OİDİPUS KOMPLEKSİ
Psikanaliz teorisinde, özellikle erkek çocuğun annesine duyduğu cinsel istek ve aynı zamanda babasına, annesine duyduğu duygulardan dolayı, düşman kesilmesi.
ELLE İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarına öbür eşin elle temas etmesi.
EMBRİYON
Erken gelişme safhasında olan ve özellikleri belli olmayan bir organizma.
ENSEST
İki kişinin, yakınlık derecesinden dolayı, evlenmeleri kanunen yasak olup, bu iki kişinin cinsel ilişkide bulunması.
EPİDİM
Meni üreten tüpçük ya da borucuklarda devamlı oluşan sperm hücreleri.
EREKSİYON
Yumuşak olan bir bölgenin etrafındaki dokuların kan ile dolması sonucu sertleşmesi. Özellikle penis ve klitoris durumu için kullanılır.
ERGENLİK
İnsanın gelişme safhasında çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.
EROS
Yaşama içgüdüsü.
Tüm cinsel dürtüleri ve istekleri kapsayan.
EROTİK
Cinsel istekliliği uyandırıcı.
Cinsel aşkın egemenliği.
EŞCİNSEL
Hemcinsine cinsel arzu duyan.
Hemcinsinle cinsel ilişkiye giren.
FAHİŞELİK
Para karşılığı erkek veya kadının karşısındakine cinsel ilişkide veya cinsel lütufta bulunması.
FANTEZİ
Herhangi bir isteğin veya psikolojik ihtiyacın karşılanabilmesi için kurulan düşler veya bir dizi zihinsel görüntülerin hayal edilmesi.
FELLATİO
Penisi ağız ile yalamak.
FETİŞİZM
Herhangi bir cansız objeden veya vücuttaki cinsel organlar haricinde herhangi bir bölümden tahrik olmak ve bazen de bunsuz cinsel hazza ulaşamamak.
FROTTAGE
Bir erkeğin, eşinin vücuduna karşın kendi vücudunu ovması.
GERANTOFİLİYA
Bir erkeğin, yaşlı bir kadınla cinsel ilişkiye girmeyi tercih etmesi.
GOWPER BEZİ
Cinsel coşku veya orgazm öncesi, erkeklerde, saydam alkalin bir sıvı salgılayan bez.
HERMOPHRODITIC
Hem kadın hem de erkek cinsel organları olan.
HİMEN
Rahim ağzını kapayan deri.
Kızlık zarı.
İKTİDARSIZ
Cinsel ilişkide bulunamama. Çoğu zaman ereksiyona ulaşılamamasından ortaya çıkan bir durum.
JENİTAL İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarının, öbür eşin cinsel organlarıyla temas etmesi.
KISIRLIK
Gebe bırakamama veya gebe kalamama durumu.
KLİTORİS
Kadının en hassas dış cinsel organı, vulvanın üst bölümünde.
LABİA
Kadının tenasül uzvunda dudak şeklinde kısım, dudak.
LEZBİYEN
Eşcinsel kadın.
MASTÜRBASYON
Kişinin kendisini cinsel tatmine ulaştırması.
MAZOŞİST
Fiziksel veya duygusal açıdan hakaret edildikçe cinsel tatmine ulaşabilen.
Fiziksel veya duygusal açıdan hakaret edilmekten hoşlanan ve bu hakaretleri edebilecek kişileri arayan.
NEKROFİLİYA
Ölüm ve cesetlere saplantı halinde ilgisi olan.
Cesetlerle cinsel ilişkide bulunmak.
ORGAZM
Cinsel ilişkide ulaşıla bilinecek en üst düzey heyecanlılık.
Cinsel ilişkinin doruk noktası.
OTOEROTİZM
Bir erkeğin kendiyle sevişmeyi tercih etmesi.
PEDOFİLİYA
Bir erkeğin, sevişmek için çocukları seçmesi durumuna verilen ad.
PİGMALİONİZM
Bir erkeğin, heykelle sevişmeyi tercih etmesi.
PORNO
Cinsel ilişkiyi genelde güç ve şiddetle bağdaştıran yazılı, görsel malzemeler.
REGL
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik çağından menopoza kadar ayda bir rahimden gelen kan.
PREZERVATİF
İnce lateks, plastik veya hayvan derisinden yapılan, cinsel ilişki esnasında penisin üzerine giyilen madde. Amaç, hem hamile kalma olasılığını önlemek, hem de cinsel ilişki yoluyla bulaşabilecek hastalıkları.
SADİST
Fiziksel veya duygusal açıdan bir başkasına hakaret ederek/acı vererek cinsel tatmine ulaşabilen.
Fiziksel veya duygusal açıdan bir başkasına hakaret etmekten/acı çektirmekten hoşlanan.
SADİZM
Sadist olma durumunu anlatan.
SEKS
Cinsel arzunun veya isteğin davranışlarla gösterilmesi.
SİBER SEKS
Bilgisayarla iletişim esnasında cinsel aktiviteler veya cinsel dürtü.
SODOMY
Eşcinsel ilişki, aynı zamanda anal seks demek.
SPERMA BANKASI
Spermanın hassasiyetle korunduğu yerler.
SPERMİSAL
Herhangi bir döllenme olasılığını kaldırmak için sperm öldürücü olarak kullanılan kimyasal maddelere verilen isim.
SÜBYANCI
Erişkin insanın çocuğa cinsel tacizde bulunması.
Erişkin insanın çocukla cinsel ilişkide bulunması.
SÜNNET
Penisin uçundaki deriyi ameliyatla almak.
TACİZ
Bir kişiyi sürekli olarak rahatsız edip, ızdırap çektirmek.
TECAVÜZ
Bir başka kişiyi zorlayarak cinsel ilişkide bulunma suçu.
TRANSSEKSÜEL
Cinsel tercihini karşı cinsiyetten oluşturan.
Cinsel kimliği ile cinsel organları uyumsuz olarak doğmuş insan. Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulana dek kişi ne erkek ne de dişidir. Transseksüeldir. Cinsel organları cinsel kimliğine uydurulan kişi artık transseksüel değil ya erkek ya da dişidir.
Tıbbi müdahale ile cinsiyet değiştiren.
TRAVESTİ
Karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi.
Cinsel tercihini karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek oluşturan kişi.
TROLİZM
Bir erkeğin cinsel beraberlik için iki veya daha fazla kadını seçmesi.
UROLOGNİA
Eşinin veya kendinin sidiğiyle oynamak.
VİBRATOR
Elektrikli suni penis.
VULVA
Kadının dış cinsel organına verilen ad.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok erkek için seks bağımlılığının övünç duyulacak bir durum olduğunu söyleyen CİSED Başkanı Dr. Cem Keçe; “Seks bağımlıları bir çok kadın ile birlikte olurlar ve iktidarın kendilerinde olduğunu düşünerek tatmin olurlar. Fakat günümüzde normalin dışı bir durum olarak kabul edilen seks bağımlılığı psikolojik bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Peki nereye kadar çapkınlık, nereden sonrası hastalık olarak kabul edilmelidir?
Uzmanlara göre bu sınır, yani seks bağımlılığı sınırı, 6 aydan uzun bir süre tek eşli ilişkiye dayanamamadır. Erkeklerde görülürse adına satiriasis (erkeklerde cinsel doyumsuzluk–hiperseksüalite), kadınlarda görülürse adına nemfomani denmektedir. Cinsel duygu ve isteklerin kişiyi köleleştirmesi olan seks bağımlılığı, aynı zamanda doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür. Argoda ise azgınlık olarak tanımlanır. Tek bir eşle yetinemeyen, normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan bu erkekler genellikle sürekli bir ilişkiye sahip değildir. Farklı eşlerle yineleyici cinsel etkinliklere girme dürtüsünü yenemedikleri için bu hastalık bir çeşit bağımlılıktır. Erkeğin cinsellikle ilgili düşünceleri sürekli beyinde bulundurduğu ve cinsellikten başka hiçbir şeyle ödüllendirilmeyeceği mesajlarının verildiği bir hastalıktır.” dedi.
“4 saat seks yapmadan duramam”
Seks bağımlılığı teriminin ilk olarak John F.Kennedy’nin “4 saat seks yapmadan duramam” sözüyle gündeme geldiğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak; “Kadından kadına koşan, sürekli sevgili değiştiren erkeklerin yani moda deyimle playboyların, gerçekte, kökleri çocukluğa kadar inen büyük sorunları olabilir. Bu tür erkekler çok sayıda kadınla cinsel ilişki kurarak cinsel güçlerinin çok fazla olduğunu kanıtlamaya çalışırlar. Böylece zafer kazanmış gibi görünürler ve bu yolla altta yatan aşağılık duygularını saklamaya çalışırlar. Yalnızlık, öfke, kendine karşı duyulan nefret gibi duygularla yüzleşmek yerine bunlardan kaçan playboylar seks ve aşkı aradıklarını söyleseler de aslında seksi ve aşkı zamanlarını öldürecek birer nesne haline getirerek kendi yaşamlarını ihmal etmektedirler. Ne gariptir ki cinsel terapistler de playboyların içinde, bilinçdışı homoseksüel eğilimlere karşı savunma olarak gelişen bir zorlantı olduğunu kabul ederler. Bir başka çelişki de cinsel yönden doyumsuz erkeklere gelişmekte olan ülkelerde ve daha çok alt kültürde rastlanıyor olmasıdır. Çünkü gelişmekte olan ülkelerde ve alt kültürlerde iş dışında kişinin zevk alınacağı imkanlar yoktur ve bu yüzünden cinsellik çok abartılı algılanır.
Seks bağımlılığı her sosyo-ekonomik düzeyde, her gelir grubundaki insanlarda görülebiliyor olsa da, Dr.Kraft Edbing cinsel duyguları fazla olan kadınlara sosyoekonomik yönden iyi olanlar arasında rastladığını, cinsel duyguları fazla olan erkeklerde ise sosyoekonomik yönden kötü olanlar arasında rastlandığını söyler. Yani bu durumda ülkemizdeki playboyların samimi olmadıkları da ortadadır.” dedi.
Seks bağımlılığı kişiyi intihar düşüncelerine kadar götürebilir
Seks bağımlılığının daha çok 25-50 yaş grubu arasında görüldüğüne dikkat çeken CİSED Başkanı Dr. Cem Keçe; “Seks bağımlısı olan bir erkek kendi sosyal konumuna, saygınlığına, bulunduğu ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere sık girer ve hayatı boyunca beraber olmayacağı insanlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşar ve zamanla bundan suçluluk duymaya başlar. Ve seks bağımlılığı kişiyi intihar düşüncelerine kadar götürünce bir hekime başvurur. Kişi seks bağımlılığını genellikle aradan geçen 6-7 yıl sonra anlıyor ve hayatını kötü etkilemeye başladığı için tedavi olmaya razı oluyor. Seks bağımlılığı alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kişinin itibarını, prestijini yok eder. Uzmanlarca ülkemizde hekime başvuran her yüz erkek hastadan en az üçünde görüldüğü ifade edilmektedir. Kadınlarda ise bu oran yüzde bir gibi daha azdır.” dedi.
Seks bağımlısı bir erkek için kadının güzelliği veya çekiciliği önemli değildir
Seks bağımlısı olan erkeklerin hemcinsleriyle aralarının kötü olabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak; “Seks bağımlısı olan erkeklerin kişilik yapıları incelendiğinde, narsistik yapı, kendine hayran olma, kendini büyük görme ve bağımlı bir kişilik yapısı görürüz. Çabuk demoralize olan, sıkıntıya gelemeyen ve sıkıntısını giderme adına sürekli arayışlar içinde olan insanlardır. Karşısındaki insanı 15 dakikada göklere yükseltip ardından on gün sonra da yerin dibine geçirebilirler. Hayata bakış açıları genellikle karamsardır ve kendini acındırma gibi bir ruh hali içindedirler. İlgilendikleri tek konu pornografidir. Seksüel eylem ön plandadır. Erkek için o kadının güzelliği, çekiciliği önemli değildir. Mühim olan eylemdir. Aşırı seks düşkünlüğü erkekteki cinsellik dışı tüm duyguları baskılar, iradeyi, aklı ve ahlaki değerleri ayaklar altına alıp, kişiyi yalnızca kadınların peşinde koşan bir hale getirir. Orgazmla birlikte gelmesi gereken rahatlama ve gevşeme olmaz ve cinsel gerilim hali sürer. Orgazm anında normal insanlar kadar büyük bir coşku da duymazlar ve doruk noktaları çok yüksek olmadığı gibi ardından gelen rahatlama da çok yetersizdir.” dedi.
Partnerim bir seks bağımlısı mı?
Medyada yer alan haberleri okuduktan sonra bazı kadınların akıllarını “partnerim bir seks bağımlısı mı?” sorusunun kurcalayabileceğine dikkat çeken CİSED Başkanı Dr. Cem Keçe; şu açıklamalarda bulundu: “Rahat olun ve hemen panik yapmayın. Aşağıdaki soruların yanıtlarının çoğu evet ise bir hekimle danışma görüşmesi yapabilirisiniz: Cinsel ilişki sıklığı ve içeriği onu tatmin etmiyor mu veya daha fazlasını istiyor mu? cinsel isteklerine “hayır” denildiğinde çok öfkelenir mi? Maddi açıdan rahat mı? Sizinle seks yapmak konusunda bazen aşırı istekli bazen de isteksiz mi? Cinsel konularda görüş ayrılığınızın olduğu tartışmalarınız sık mıdır? Kendini ifade etmede ve duygusal açıdan yakın olmakla ilgili bir sorunu var mıdır? Cinsel ilişkiniz sırasında kendinizi yalnız hisseder misimiz? Pornografik içerikli yazılı veya görsel yayınlardan oluşmuş bir koleksiyonu var mı? Partnerinizin iş haricinde çok boş zamanı mı var? Evdeki ruh hali seks yapıp yapmamasına göre değişir mi? Mizacı her an değişebilecek bir yapıda mı? Kendine hayran olma veya kendini büyük görme eğilimi var mı? Çocukluğunda duygusal, fiziksel veya cinsel anlamda bir istismara uğramış mı? Bazı günler kendini öfkeli, yalnız ve yorgun hissediyor mu? Çabuk demoralize olur mu? vb.” dedi.
Seks bağımlılığının tedavisinin zor olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Gülüm Bacanak; “Seks bağımlısı olan hastalarda önce dengeli bir ruh hali yaratmak gerekir. Sıkıntıyı gidermek için birtakım ilaçlarla tedavi ve ardından psikoterapi gerekir. Tedavi minimum 6 ay sürer.” dedi.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ile Nüfusbilim Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü “Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması”nın sonuçları gençlerin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda ciddi bir bilgi eksikliği içinde olduklarını ortaya çıkardı.
Araştırmaya göre, her 3 kadından biri cinsel organlarının adlarını bilmezken, erkeklerin yarısı da gebeliğin hangi dönemde olacağından habersiz. Her üç gençten biri bebeğin anne karnında nerede büyüdüğünü bilmiyor.
Gençlerin sadece yüzde 10’u HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahipken yarısı da HIV taşıyıcısı olduğunu düşündüğü birisinin elini sıkmanın kendisine zarar vereceğine inanıyor.
Türkiye’de 15-24 yaş arası gençliğe ilişkin sonuçları ulusal düzeyde temsil eden ilk çalışma niteliği taşıyan araştırmada öne çıkan belli başlı sonuçlar şöyle:
-15-24 yaş gençler arasında resmi nikahı olmadan dini nikahla yaşayanların oranı yüzde 12
-10 gençten sadece dördü bebeğin geliştiği organı (rahim) doğru olarak biliyor.
-Her dört kadından biri, kadın üreme organlarının isimlerini bilmediklerini ifade ediyor.
-Gebelik oluşma zamanına dair bilgisi olduğunu belirten her dört gençten sadece biri doğru bilgiye sahip.
-Her dört gençten biri tek bir cinsel ilişki ile gebelik oluşmayacağını düşünüyor.
-15-24 yaş arası her on gençten yalnızca biri HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahip.
-HIV/AIDS’i duyan gençlerin yaklaşık üçte ikisi, HIV/AIDS ile yaşayan bir kişi ile aynı odada bulunmaktan rahatsız olacaklarını belirtiyor.-Yaklaşık her on gençten dokuzu, bir ailenin sahip olacağı çocuk sayısına çiftlerin kendilerinin karar vermeleri gerektiğini belirtiyor.
-Gençlerin ideal olarak gördükleri ilk anne olma yaşı ortalama olarak 24,2 ilk baba olma yaşı ise 26,2
-Gençlerin sahip olmak istedikleri çocuk sayısı ortalama 2.4
-Her dört gençten üçü cinselliklerini nasıl yaşayacaklarına “kendilerinin karar vermeleri gerektiğini” belirtiyor.
-Gençlerin yüzde 43’ü evlilik öncesi cinsel ilişki deneyimi yaşayan bir arkadaşı olduğunu belirtirken, bu oran kadınlarda yüzde 35 iken erkeklerde yüzde 51.
Vajinoplasti vajinanın sıkılaşmasını ve toplanmasını sağlayan cerrahi bir işlemdir. İşlem fazla olan vajinal derinin cerrahi olarak çıkarılması ve vajinayı çevreleyen yumuşak doku ve kasların sıkılaştırılması yoluyla olmaktadır.
Bir bebeğin doğumu sırasında ,vajina ve onu çevreleyen doku ve kaslar gerilir. Doğum sonrası vajina daha normal bir yapıya döner ama hiçbir zaman gebelik öncesine dönüş söz konusu olmaz. Genellikle ne kadar doğum yapılırsa vajinanın durumu daha da kötüleşir. Birçok kadın cinsel ilişki sırasında azalmış his ve cinsel hazdan şikayetçidir. Sıklıkla bunun sebebi azalan sürtünme nedeni ile olmaktadır. Aynı durum erkek tarafından da fark edilir ve genellikle vajinadaki bollaşma nedeniyle geç boşalma şikayeti söz konusu olmaktadır..
Vajinoplasti ameliyatı vajina ve vajinayı çevreleyen dokuların sıkılaşmasını sağlayarak hastanın çocuk yapmadan önceki haline dönüşüne olanak tanır.
Neden vajinoplasti ameliyatı olmak isteyeyim?
Birçok kadın vajinoplasti ameliyatını bollaşma hissi nedeniyle istemektedir. Cinsel ilişki sırasında azalan sürtünme nedeniyle daha düşük derecede zevk aldıklarını ve daha zor orgazma ulaştıklarını belitmektedirler. Vajinoplasti ilişki sırasındaki sürtünmeyi arttırır. Cerrahi sonrası aradaki farkı kolaylıkla anlayacaksınız ve partnerinizde bunu anlayacaktır.
Vajinoplasti ameliyatıyla ilgili riskler nelerdir?
Cerrahiye bağlı en sık görülen riskler kanama, enfeksiyon ve nedbeleşmedir, ancak bunlar genellike oluşmazlar. Kanama cerrahi sırasında durdurulur ve cerrahi sonrası verilen antibiotikler enfeksiyon oluşumunu engeller. İyi bir cerrahi teknik ile de nedbeleşme son derece nadirdir.
Vajinoplasti prosedürü yaklaşık olarak ne kadar sürer?
Vajinoplasti ameliyatı vajinanın durumuna göre 1-1.5 saat arasında sürmektedir.
Ne tip anestezi uygulanmaktadır?
İşlem hem lokal anestezi hemde kısa süreli sedasyon anestezisi ile de uygulanabilmektedir. Çoğunlukla genel anesteziye gerek duyulmamaktadır.
Ameliyat sonrası dönemde beni ne bekliyor olacak?
İlk birkaç gün cerrahi alanda hafif bir ağrı ve rahatsızlık hissi olacaktır ancak ilerleyen günlerde bu azalacaktır. Hastalar aynı gün evlerine ağrı kesici ve antibiotik tedavisi ile yollanabilmektedir. Tam iyileşme yaklaşık 6 hafta sürmektedir. Kullanılan dikişler emilen türden olup aldırmanıza gerek olmayacaktır.
Vajinoplasti ameliyatı sonrası işe ne zaman dönebilirim?
Çoğu hasta 2-5 gün içerisinde işe dönebilirler.
Vajinoplasti sonrası ne zaman cinsel ilişkiye girebilirim?
Yaklaşık olarak 6 hafta sonrası cinsel ilişki olabilmektedir.
Lohusallık Hüznü ( Postpartum Blues )
Doğumdan hemen sonraki dönem pek çok kadın için rüya gibidir. Eve gelen bir bebek ailenin mutluluk kaynağıdır. Ancak bu dönem keyifli olduğu kadar zordurda. Doğum sonrası dönemde ani değişen hormon düzeyleri, yaşamdaki büyük değişiklik ve sorumluluk, aile içi ilişkilerin ve dengelerin yeniden kurulması gibi birçok etken nedeniyle kadın ruhsal açıdan etkilenmeye çok açıktır.
Lohusallık Hüznü, doğum yapan kadınların %30-85 genellikle ilk haftada ortaya cıkan ve 10′uncu gün civarında kendiliğinden kaybolan duygusal dalgalanmalardır.
Bu dönemde ruhsal dalgalanmalar ( coşku ve kaygı arasında hızlı gitgeller yaşanır ) ağlama krizleri, uykusuzluk, halsizlik, sinirlilik, baş ağrıları, saşkınlık konsantrasyon güçlüğü, iştahsızlık görülebilir.
Lohusallık hüznü ilaç tedavisi gerektirir, destekleyici psikoterapi oldukça faydalıdır.
Genel kadın nüfusuna göre vajinismuslu kadınlarda daha yüksek oranda panik bozukluk olmaksızın kapalı alan korkusu (agorafobi) ve takıntı hastalığı (obsesif kompülsif bozukluk) görüldüğünü iddia eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.
İlgili Haberler
Cem Keçe; “Panik bozukluk olmaksızın kapalı alan korkusu yani agorafobi; yalnız başına kalmaktan, yalnız sokağa çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten, örneğin sinema , tiyatro, tünel, köprü, pasaj, asansör, otobüs, vapur, uçak gibi yerlerde duyulan korku demektir.
Takıntı hastalığı olan obsesif kompülsif bozukluk ise; kişinin önemli sayılabilecek vaktini alan ve belirgin sıkıntıya veya işlevsellikte önemli ölçüde bozulmaya yol açan tekrarlayıcı saplantı ya da zorlantılarla süren bir bozukluktur. Obsesyon yani saplantı; kişinin isteği dışında gelen ve kabul etmek istemediği uygunsuz olarak düşündüğü, belirgin sıkıntıya neden olan sürekli düşünceler, dürtüler ya da göz önüne getirilen görüntü şeklindeki düşlemlerdir. Bunlar kişinin kendi denetiminde değildir. Kompulsiyon yani zorlantı ise; el yıkama, sıraya koyma, kontrol etme gibi tekrarlayıcı davranışlar yada dua etme, sayma, sözcükleri sesiz bir biçimde yineleme gibi zihinsel eylemlerdir. Zorlantılar sıkıntıyı gidermek amacı ile yapılmaktadır, kişi bunları yapmaya adeta zorlanmış gibi hissetmektedir.” dedi.
Kapalı alan korkusu vajinismuslu kadınlarda %40 oranında görülüyorVajinismuslu kadınların hastalıklarından önce veya hastalık sürecinde panik bozukluk olmaksızın kapalı alan korkusunu ve takıntı hastalığını kendilerinde fark ettiklerini ifade eden CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Genel olarak anksiyete bozuklukları kadınlarda erkeklerden daha çok görülmektedir. Panik bozuk ve agorafobinin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden 3 kat fazladır. Bu fark kadınların daha çok tedaviye başvurmaları ile de ilişkilendirilmiştir. Panik atak olmaksızın görülen kapalı alan korkusunun sıklığı genel olarak toplumda %2-8 arasında değişmektedir. CİSED olarak büyük oranda internet üzerinden ve bir kısmıda saha çalışması olmak üzere 2000 vajinismuslu kadın üzerinde bir anket çalışması yaptık. Çok çarpıcı sonuçlara ulaştık. Vajinismuslu kadınlarda panik atak olmaksızın görülen kapalı alan korkusunun %40’lara çıktığını gördük. Ayrıca takıntı hastalığı genel toplumda %2-6 arasında görülürken bu oran vajinismuslu kadınlarda %30’lara çıkmaktadır.” dedi.
Vajinismuslu kadınlarda fobik davranış saptanma oranı %50
Fobinin kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen korkunun kontrolden çıkmış hali olduğunu ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; “Gerçekte korku yaratmayacak bir nesneye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya fobi denir. Fobik kişiler belli bir durum, nesne veya aktivite ile karşılaştığında aşırı bunaltı duyarlar.Kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır, ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler. Fobiler genel toplumda sık görülür. Yapılan araştırmalar toplumda %10 oranında fobik kişi olduğu gösterse de tahminen bu değer %25 dolayındadır. Fobiler kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Ancak vajinismuslu kadınlarda fobik davranış saptanma oranı %50’lere kadar varmıştır. Vajinismusa en sık eşlik eden fobiler ise; %20 vajinal doğum yapma korkusu, %35 karanlık korkusu ve %45 yalnız kalma korkusudur.” dedi.
Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak Vajinismus’un Üstesinden Gelmek adlı kitabının alanında ilk ve mutlaka okunması gereken bir başyapıt olduğunu söyledi.
Cinsel organlarınızı günde bir defa hafif bir sabun ve suyla yıkamanız yeterlidir. Normal bir kadında şırınga ve hijyenik spreylere gerek yoktur hatta bunlar zararlı bile olabilir.
Normal olarak vajina kendisini temizler. Vajinanın duvarları kendi sıvısını üretir ve bu sıvı dışarıya doğru akarken ölü hücreleri ve diğer organizmaları da beraberinde taşır. Bu sağlıklı salgı kuruduğunda sarımtırak şeffaf veya süt gibidir. Bazen kaygandır ve hafif ama kötü olmayan bir kokusu vardır. Yumurtlama döneminde ve cinsel uyarılma sırasında miktarı artar. Eğer farklı bir renkte veya kokulu çok bol vajina akıntınız varsa büyük bir olasılıkla vajina enfeksiyonunuz vardır. Doktora görünmelisiniz.
Eğer vajina hijyeni için bir sprey kullanıyorsanız bunu doğrudan vajinanın içine sıkmayın çünkü vajina dokusunu tahriş edebilir. Eğer bir spreyi kullandıktan sonra vulva kızarıyor ve tahriş oluyorsa bunu kullanmaktan vazgeçin; içindeki kimyasal maddelere alerjiniz olabilir.
Bazı ticari ürünlerin içindeki maddeler tahrişlere sebep olabilecekleri gibi vajinanın enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olabilecek mantar ve diğer başka organizmaların gelişmelerini engelleyen normalde asit ortamını da değiştirebilirler. Hafif sirkeli su ile yapılabilecek şırınga temizliği sağladığı gibi vajinanın normal asit ortamına da destek olacağı için tavsiye edilebilir. Şırınga yapmak aynı zamanda genellikle rahim boynunu kapatarak enfeksiyona sebep olabilecek organizmaların içeriye girmelerine engel olan mukusu (balgam gibi bir madde) da yıkayıp dışarı atar.
Bütün bu olumsuz etkilerine karşın doktorunuzun şırıngayı tavsiye edebileceği sorunlar vardır. Bu durumda sıvının baskısını azaltmak için şırınganın torbasını kalçanızın 60 cm. yukarısından daha yükseğe asmamaya özen gösterin. Aksi halde vajinadaki organizmalar zorlanarak rahime sürüklenebilir ve burada enfeksiyona neden olabilirler.
Vajina enfeksiyonlarına neden olan bakteri ve mantarlar sıcak ve nemli ortamlarda daha çok gelişirler. Bu nedenle pamuklu veya ağı pamuklu olan sentetik iç çamaşırı giymek ve vücuda yapışan çoraplardan kaçınmak daha akıllıca olur. Dar naylon iç çamaşırı ve çoraplar cinsel organlarınızda ısı ve nem tutar. Son bir nokta: dışkıdan vajinaya bir bakteri bulaşmasını önlemek için anüs temizliğinizi daima önden arkaya doğru silerek yapın.
Uykunun cinsel sorunlar üzerindeki etkisi araştıran bilim adamları bu konuda önemli bilgilere ulaştı.
Buna göre uyku düzeninin cinsel hayat üzerindeki etkisi büyük. Araştırmalarını uyurgezerlik ve uykuda seks bağımlılığı üzerine de yoğunlaştıran uzmanlar, uykudaki aşırı cinsel birleşme isteğinin beynin bazı bölümleriyle ilgili olduğunu gösteren sonuçlar buldular.
Libido uyarılıyor
Uyku sırasında çoğu insanın beyni çalışmaya ara verdiği halde uykuda seks bağımlılığı hastalarında, yemek yemek ve seks yapmak gibi basit ihtiyaçları kontrol altında tutan hipotalamus hızlanıp, libidoyu uyarıyor. Uyku esnasında eşlerin birbirlerine ne gibi tepkiler verdiği konusundaki araştırma sonuçları da ilginç. Buna göre eşle derin uyku halindeyken, eşlerden birinin diğerine refleks olarak sarılması (özellikle sarılan koca ise) kadınların doğasındaki yakınlık duyma ihtiyacı vücutlarını otomatik olarak temasa geçiriyor. Kısaca eşinize sokulduğunuzda vücudunuz ve beyniniz cinsel bir tepki veriyor. Çarpıcı bir sonuç da hipotalamusun, uyurken bile vücutsal temas da dahil olmak üzere tüm ihtiyaçlarımızı gözlemlediği.
İlkel beyin
Uyku sırasında vücudun hormon stoğu yapmak için bir çeşit ikmal mekanizması olduğunu vurgulayan uzmanlar bu yüzden uykusuzluk çeken kişilerde, cinsel dürtü hormonu olarak da bilinen testosteron seviyesinin düşük olabileceğini belirtti. Buna rağmen bazı kadınların, uykusuz kalmaları sonucu sinirli oldukları ama cinsel olarak da aşırı uyarıldıkları saptandı. Araştırmayı yürüten uzmanlar bunun sebebi konusunda “O sırada beynin daha ilkel bir konuma geçmesi olabilir” açıklamasını yaptı.
Erkek neden uyuyakalır
Erkeklerin eşleriyle cinsel birliktelikten hemen sonra uyuyakalmasına da şu şekilde açıklama getirdi araştırmacılar, “Çünkü orgazm yaşamak bir erkeği yalnızca fiziksel olarak yormuyor, aynı zamanda vücudunda mutluluk ve uyku hissi veren bir hormon olan prolaktin birikmesine yol açıyor. Kadınlarda ise prolaktin kadar salgılanan oksitoksin hormonu da yakınlaşma ihtiyacını artırıyor.”
Formun sırrı
Bu arada İngiltere’de 276 yetişkinle yapılan araştırmada, günde 8 saat uyku uyumayı alışkanlık edenlerin kilolarını korudukları, 8 saatten az uyuyanların ise kilo aldıkları saptandı. 6 yıl süren çalışmada ayrıca 8 saatten fazla uyuyanların da kilo aldıkları belirlendi. Çalışmada, 8 saatten az uyuyanların 6 yıl içinde 2 kilo aldıkları belirlendi. 8 saatten fazla uyuyanların ise 6 yıl içide toplam 1 buçuk kilo aldıkları ifade edildi. Araştırmaya başkanlık eden Jean- Philippe Chaput, uzun vadedeki çalışmanın, uykunun insan vücudundaki kilo ve yağ oranını nasıl değiştirdiğini saptadıklarını söyledi.