Britanya Üroloji Tıp Dergisi’nde (British Journal of Urulogy) yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, seks sadece orgazm olup kendini iyi hissetmeyi sağlamıyor, aynı zamanda yağları yakıyor ve bağışıklık sistemini güçlendirerek, insan ömrünü uzatıyor. Haftada en az iki defa cinsel ilişkiye girmek soğuk algınlıkları ve enfeksiyonlardan koruyor. Cinsel ilişki kolari yakmaya da yardımcı oluyor. Yarım saatlik bir seks performansı en az 85 kalori yakıyor.
Seks sonrasında vücut ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen endorfin salgılıyor. Uzmanlara göre, egzersiz yapmak veya yüzmek ten çok farklı olmayan aktif bir cinsel ilişki, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerini ortaya çıkarıyor. Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, iyi bir cinsel deneyim, kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında ortaya çıkan oksitoksin, olumlu psikolojik ve fiziksel etki uyandırarak uykuya geçişte kolaylıkta sağlıyor. Aktif bir cinsel yaşam güçlü ilişkilerin doğmasına ve ömrün uzamasına da yardımcı oluyor.
Erkeklerde prostat kenserini önlemekte etkili oluyor. Uzmanlara göre, düzenli seks erkeklerde ileri yaşlarda prostat kanserini önlemekte de etkili. 20’li yaşlarda haftada en az beş kere cinsel ilişkiye giren erkeklerde ileride prostat ortaya çıkması riski çok az. Kadınlarda göğüs kanseri riskini azaltıyor.
Raporda Fransız kadılarla yapılan bir anketin sonuçları da yer alıyor. Sonuca göre, ayda birden az cinsel ilişkiye giren kadınlarda göğüs kanseri riskinin arttığı belirtiliyor. Seks sırasında salgılanan endorfin’in migren, sırt ağrısı ve adet sancılarını azalttığı da sonuçlar arasında. ‘Hayat boyunca harika bir seks’ kitabının yazarı Julia Cole’a göre, seks dışında sadece birbirlerine dokunmak bile çiftlerin kendilerini iyi hissetmelerini sağlıyor. Bu konudaki çalışmalar dokunmanın insan organizması üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğa da işaret ediyor. Seksle bağlantılı olsun olmasın dokunma karşı cins üzerinde ani rahatlama etkisi yaratıyor. Cinsel tıp uzmanı Dr. David Delvin de pek çok çiftin seksi uykuyu kolaylaştırmak için kullandığına dikkati çekiyor. Yapılan çalışmaların sonuçları, seks yapmış kişilerin toplum önünde konuşma, iş prezentasyonu yapma gibi stresli ortamları daha iyi idare ettiklerini gösteriyor.
İstenmeyen gebelikler, kürtaj ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar… Gelişmiş ülkelerin başedemediği bu üç önemli sorun, şimdi Türk gençlerini tehdit ediyor.Cinsel eğitimin ergenlik çağı beklenmeden, ilk önce ailede başlaması gerekiyor.
Ancak çocuk böyle bir eğitimi ne ailede ne de okulda bulabiliyor. Oysa uzmanlara göre erken yaşta eğitim tüm toplumun sağlığını yakından ilgilendiriyor. TAP Vakfı, Sosyolog Nurcan Müftüoğlu, Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de cinsel etkinlik yaşı gittikçe küçülüyor.
O anlamda gençlerin bu konuda bilgilendirmeye gerçekten ihtiyacı var uyarısında bulunuyor.
ERİŞKİNLERİN DE EĞİTİME İHTİYACI VAR
İstanbul da Özel Eyüboğlu Lisesi nde velilere cinsel eğitim konusunda seminer veren uzmanlar, Türkiye de sadece gençlerin değil, erişkinlerin de en az yüzde 30 unun cinsel eğitime muhtaç olduğuna dikkat çekti. Ancak gerek yetişkinlerin gerek gençlerin cinsel eğitim ihtiyacını karşılayacak profesyonel danışma merkezleri yok. Hal böyle olunca bu ihtiyacı başka kanallar karşılıyor.
Sosyolog Nurcan Müftüoğlu, Gençlerin bilgi kaynağı ağırlıklı olarak medya. Bunun içinde internet ve pornografi gibi kanallar da var. Arkadaşlar hala önemli bir bilgi kaynağı. Anne babalar ise bunların arkasından geliyor. Dolayısıyla anne babaların o rollerini yeterince taşıdıkları söylenemez. Çünkü onların da bu konuda birşeyler öğrenmeye ihtiyaçları var dedi.
ERKEKLERİN DERDİ BOYUT KIZLARIN BEKARET
Halk sağlığı uzmanları, cinsellik konusunda erkeklerden en çok cinsel organın boyutuyla ilgili, kızlardan da bekaret ve kızlık zarıyla ilgili sorular geldiğine dikkat çekiyor:
TAP Vakfı, Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Enis Balkan, Pornografide herşey abartılı olduğundan, bu tür şeyler insanların aklına takılıyor. Kendi cinsel organını pornografide gördüğü kadar görmediğinde, kendi cinselliği ile ilgili endişeler başlıyor. Bu bazen insanların evlenmemesine kadar gidebiliyor dedi.
Cinsel eğitim ihtiyacı, sadece liseli gençliğin sorunu değil. Üniversite gençliğinin yüzde 80 i de cinsellikle ilgili bilgi talep ediyor. Nitekim yapılan çalışmalar üniversite gençliğinin cinsellik konusundaki temel soruların ancak yarısına doğru cevap verebildiğini gösteriyor.
BEDELİ KÜÇÜK YAŞLARDA ÇOK DAHA AĞIR
Cinsellik, üreme sağlığı gibi konulardaki bilgisizliğin bedeli ise özellikle küçük yaşlarda çok ağır olabiliyor. Dr. Enis Balkan, Belki çok yaygın değil ama okul döneminde de gençler arasında cinselliğin yaşandığını görüyoruz ve bazen bunun da istenmeyen gebelikler, istenmeyen kürtajlar gibi sonuçlandığın görüyoruz derken Nurcan Müftüoğlu, üstüne üstlük bu yaşlarda yaşanan hayal kırıklıkları, duygusal sorunlar onların kişiliklerini kimliklerini ciddi oranda örseleyebiliyor ve ileri yaşlarda da bunları tamir etme şansını bulamayabiliyorlar dedi.
ERKEKLERİN EN ÇOK KARŞI KARŞIYA KALDIĞI RİSKSE, CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR…
Dr. Enis Balkan, Toplumdaki genel eğilim biliyorsunuz kızların cinselliğini bastırmak, erkeklerin biraz daha rahat yaşamasını sağlamak anlamında. Bunun sonucu olarak da erkekler bu işi daha profesyonel yürüten seks işçileriyle yaşadıklarından bununla ilgili bir yığın sorunla karşılaşıyorlar. Bu hastalıkların bir kısmı bulaşma anında ve yakın dönemde belirti vermediği için geç fark ediliyor tedavisi mümkün olmuyor dedi.
Uzmanlara göre cinsel yönden sağlıklı bir toplum olmak pekala mümkün. Bunun için ailelerin erken dönemde bilinçlendirilmesi, müfredat programına cinsel eğitimle ilgili konuların aşama aşama yerleştirilmesi, gençlere cinselliğin yanı sıra insan ilişkileri ve değer yargıları konusunda da bilgi verilmesi gerekiyor.