Dinlendirici bir uyku için…

Dinlendirici bir uyku için…

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iyi bir uykunun insanlar için vazgeçilmez ihtiyaç olduğunu söyledi. 6-10 saat arası uykunun normal olduğunu belirten Prof. Dr. Yorulmaz, uykuda beynin çalışmaya devam ettiğini, öğretilen bilgileri ayıklayıp düzenleyerek sindirdiğini ve depoladığını bildirdi.

Kişinin, vücudun günün yorgunluğunu uyuyarak attığını ve bir sonraki güne hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, sağlık için uykunun hayatın vazgeçilmez şartlarından olduğunu kaydetti. Uykunun yaşa göre farklılıklar gösterdiğini belirten Prof. Dr. Yorulmaz, şöyle konuştu: “Yeni doğmuş bir bebek neredeyse tüm gününü uyuyarak geçirir, büyüdükçe ise uyku ihtiyacı azalır.

Oynama yaşına gelmiş çocuklarda ise öğlen uykuları için vazgeçilmezdir. Büyüme hormonu uykuda salgılandığından çocukların büyüme ve gelişmesinde düzenli ve yeterli uyku çok önemlidir. Erişkin yaşlarda 7-8 saat uyku uyunurken, yaşlılar 6 saat uyku ile yetinebilmektedir. Uyku aynı zamanda ruh sağlığının da bir göstergesidir.”

Uyku bozukluğu trafik kazası yaptırıyor

Prof. Dr. Yorulmaz, streste ve pek çok psikiyatrik hastalıkta uyku düzeninin bozulduğunu ifade ederek yeterli uyku uyunmadığında kişinin fiziksel ve ruhsal streslere dayanıklılığının azaldığını söyledi.Uyku kalitesinin bozulmasının insanların sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belirten Yorulmaz, “İyi uyumayan kişilerde yorgunluk ve uyku hali, iş verimi ve dikkatte azalma meydana gelebilmektedir. Bu da iş ve trafik kazalarında mal ve can kaybına neden oluyor.

Araştırmalar, uyku bozukluğu tanısı koyulmuş ve tedavi görmemiş hastaların normalden 4-6 kat daha fazla trafik ve iş kazalarına sebep olduğunu göstermektedir” dedi.
Karamsar kişilerin daha çok, iyimser kişilerin ise daha az uykuya ihtiyaç duyduğunun belirlendiğini bildiren Yorulmaz, uyku sorunlarının toplumda çok yaygın olduğunu kaydetti.

100 milyondan fazla Amerikalının uykusuzluktan şikayet ettiğini ve yüzde 25’inin gündüz uykulu olma nedeniyle işleriyle ilgili sorun yaşadığını belirtenYorulmaz, her yıl ABD’de 100 bin trafik kazasının yolda uyumaya bağlı olarak meydana geldiğini, bu kazaların bin 500 kişinin ölümüne yol açtığını söyledi.
Yorulmaz, tedavi edilmeyen uyku sorunlarının kalp krizi, hipertansiyon, depresyon gibi ciddi sağlık sorunlarına da yol açabildiğini de ifade etti.

Yeterli süre uyunduğu halde, bazen kişilerin dinlenmiş olarak kalkamadığını ifade eden Yorulmaz, bunun nedeninin yatılan yatak ve yastık, odanın ısısı, ortamda temiz hava olmaması, ortamın sıcak ya da soğuk olması ve gürültü olabileceğini; burun tıkanıklığı, ağrılı hastalık ve şişmanlığın da uyku kalitesini etkilediğini kaydetti. Uyku ile kilo alma arasında bağlantı olduğunu belirten Yorulmaz, geceleri 5 saat veya daha az uyuyan kadınların obez olma riskinin 7 saat uyuyanlara göre yüzde 15 daha fazla olduğunu kaydetti.

Dinlendirici bir uyku için yapılması gerekenler

Prof. Dr. Yorulmaz, uyku öncesi ağır yemek, alkol, sigara, kahve, çay ve egzersizin uykuyu kaçırdığını belirterek, dinlendirici bir uyku için yapılması gerekenleri şöyle anlattı: “Yatma ve kalkma saatleri düzenli biçimde aynı olmalıdır. Sabah kalkma vakti geldiğinde yatakta beklemeden kalkılmalıdır. Sigara, kahve, çay ve kola uykuya dalışı zorlaştırdığından, alkol ise uyku kalitesini bozup sabah yorgunluğa neden olduğundan, bu maddeler yatmadan 4 saat önce alınmalıdır. Her gün düzenli şekilde egzersiz yapılmalıdır.

Yatarken televizyon seyretmek yerine rahatlatıcı kitaplar okumak, hafif müzik dinlemek faydalıdır. Yatmadan önce 15-20 dakikalık ılık banyo yapılması, ılık süt içilmesi de uyumaya yardımcı olur. Fazla kilolardan kurtulmak uyku için faydalıdır.”

Kaynak: http://saglik.milliyet.com.tr/detay.asp?id=1930
Yalnız bir şey dikkatinizi çekti mi, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz’ın trafik kazası ve iş sorunlarıyla
ilgili verdiği rakamlar Türkiye’den değil Amerika’dan. Bu ülkemizde hala bu konuda kapsamlı çalışma, araştırma vs. yapılmadığını mı gösteriyor yoksa Hoca uzaklardan mı örnek vermek istemiş?
__________________

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk

8 Saatlik Uyku 2-3 Saate Sıkıştırılacak….

8 Saatlik Uyku 2-3 Saate Sıkıştırılacak….

Bilimadamları beyni manyetik olarak harekete geçiren bir alet sayesinde anında derin uykuya dalmanın bir yolunu buldu.

Başa takılan alet sayesinde sekiz saatlik kaliteli uyku sadece iki ya da üç saate sıkıştırılabiecek.

ABD’li bilimadamları kısa adı ‘TMS’ olan transkraniyal manyetik uyarı tekniğini kullanarak uyku konusunda gönüllü bir grup kişinin beyinlerine en derin uyku halinin işareti olan yavaş dalgalar gönderdi.

Bir TMS aleti tarafından kafatasından içeri beyne gönderilen zararsız manyetik sinyaller beyinde elektrik uyarı noktalarını harekete geçirdi.

Araştırmacılar TMS aletininin doğru bir şekilde takılması halinde yavaş dalgaların beyinde de yolculuğuna devam ettiğini saptadı.

Her bir manyetik dalga gönüllülerin beyninde derin uyku haline has yavaş dalgaların oluşmasına yolaçtı.

Araştırmaya başkanlık yapan Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden Prof. Giulio Tononi, “yavaş dalgalar sayesinde uykusuzluk rahatsızlığını tedavi etmek mümkün olacak” dedi.

Prof. Tononi, “Teorik olarak bu sayede manyetik destekli kısa ve güçlü uyku uyumak da mümkün olabilir. Yani sekiz saatlik uykunun kalitesini birkaç saate sığdırmak mümkündür” diye konuştu.

Prof. Tononi beynin aşırı yüklenmesini önlemek için uykunun şart olduğuna inanıyor.

Hafızamızda bulunan ve öğrenme sayesinde beyin hücreleri arasında oluşan bağlantıların gün boyu aktif olduğunu ve uyku sayesinde bu bağlantıların da dinlendiğini belirten Prof. Tononi ve ekibinin yaptığı araştırma, Amerikan tıp dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayımlandı.

Kaynak: cnnturk.com

Cok ilginc dimi arkadaslar… bu alet hakkinda bir cok haber okudum farkli sitelerde..fakat henüz piyasaya cikmadi sanirim..

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk

Uyku süresini de, uyku zamanını da genetik kodumuz belirliyor

Uyku süresini de, uyku zamanını da genetik kodumuz belirliyor

Mesude ERŞAN

Başınızı yastığa koyar koymaz uyumanız iyi bir uykunuz olduğu anlamına gelmiyor. Her 100 kişiden en az beşi solunum sorunları nedeniyle uykusunu almadan uyanıyor, ertesi günü uyuklayarak geçiriyor. Toplumun yüzde 40’ı horluyor, üstelik bunu da normal kabul ediyor! Her on kişiden dokuzu hayatının bir döneminde uykusuzluk sorunuyla karşılaşıyor.

Üç kişiden biri haftanın birkaç gecesini istediği gibi uyuyamadan geçiriyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Kaynak, “Türkiye’de iyimser bir yaklaşımla 5 milyon insan ciddi boyutlarda uykusuzluk çekiyor, sabah yataklarından dinlenmemiş olarak kalkıyor” diyor.

Uyku süresi genetik etkenlerin etkisiyle kişiden kişiye 4-11 saat arasında değişiyor. Buna en iyi kanıt olarak da tek yumurta ikizlerinin uyku sürelerinin aynı olması gösteriliyor. Genetik olarak belirlenen bu süreyi belli sınırlar dışında değiştirmek mümkün değil. “Uyku” adlı bir kitabı da bulunan Prof. Dr. Kaynak, “Uyku süresi kısaltıldığında istenmeyen belirtilerle karşılaşılır. Churchill, Napoleon gibi ünlülerin çok az uyuduğu söylenir ama kısa süre uyuduğu halde ertesi gün fonksiyonlarında değişiklik olmayanların sayısı çok fazla değil.” diyor.
Prof. Dr. Kaynak’ın verdiği bilgiye göre Türkiye’de toplumun sadece yüzde 10’u 6 saatin altında uykuyla hayatını sürdürüyor. 8 saatten uzun uyuyanlara, kısa süre uyuyanlara oranda daha sık (yüzde 15) rastlanıyor.

UYKU SÜRESİ KISALTILAMAZ

Peki çalışmak için daha çok zamana ihtiyaç duyanlar uykuyu kısaltabilir mi? Prof. Dr. Kaynak’a göre, uyku süresini belli bir oranın ötesinde kısaltmak mümkün değil:
“Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir çalışmada uyku süresinin kısa bir zaman diliminde kısaltılmasının mümkün olmadığı görüldü. Deneklerde ertesi günü yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve hafıza bozukluğu gibi sorunlar saptandı. Deneye katılanlar uygunsuz zamanlarda uyuyakaldılar. Bir başka çalışma uyku süresinin uzun bir zaman dilimi içinde, 1-2 saati aşmamak kaydıyla azaltılmasının mümkün olduğunu ve bunun deneklerin performansında bozukluğa yol açmadığını gösterdi. Yine de bu çalışmanın sadece genç deneklerle yapıldığı unutulmamalı. Çocuk ve yaşlılarda uyku süresi kısaltıldığında daha değişik belirtilerle karşılaşılır.”

TAVUK MUSUNUZ BAYKUŞ MU?

Uyku süresi gibi, uyuma ve uyanma saatleri de genetik olarak belirlenen özellikler. Hafta içi sosyal hayatın zorlamaları nedeniyle bu özelliği gözlemek kolay değil. Belirli saatlerde yatma veya kalkma zorunluluğu olmayan hafta sonu net olarak gözlenebiliyor. Sabah tipleri, başka bir deyişle tavuklar tatil günleri de erken yatıp ertesi gün yine erken saatte uyanıyorlar. Akşam tipleri, yani baykuşlar ise geç saatlere kadar uyumayıp, pazar günleri öğlene kadar yataktan çıkmıyorlar. Prof. Dr. Kaynak, “Akşam tipleri işe başlayabilmek için sabah birkaç fincan çay ve kahve içerler. Ancak öğle saatlerine doğru işlerinde verimli olmaya başlarlar. Sabah tipleriyse tam tersine, sabahları daha verimli çalışır, gece vardiyasında verimlilikleri düşer” diyor.

UYUMADAN YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL!

Bugüne kadar insanlarda yapılabilen en uzun süreli uykusuzluk deneyi 11 günle Amerikalı bir üniversite öğrencisiyle gerçekleştirildi. Gencin gerçekle ilişkisi bozuldu; psikoza girerken deneye son verildi. Benzeri hayvan deneyleriyse türlerine göre değişen süreler sonunda ölümle sonuçlandı. Prof. Dr. Kaynak, “Uyku organizma için yemek yeme, su içme, nefes alma gibi vazgeçilmez bir zorunluluk. İnsanlar uzun süre uykusuz bırakıldıklarında -ki bu tür deneyler 3-4 gün sürebiliyor- kısa süreli olarak istem dışı uyuyakalırlar. Bu deneylerde, üç günün sonunda gerginlik, zamanı bilememe, hayal görme, kekeleme, konuşulanları anlayamama gibi belirtiler görülür. Daha sonra ellerde titreme, vücutta yanma ve ağrılar, görme bozuklukları ortaya çıkar” diyor.
Uykusuzluk çeken hastalar geceleri olduğu kadar gündüzlerinden memnun değiller. Çoğu yorgunluktan, sinirlilikten, arkadaşlarına ve ailesine karşı kırıcı olmaktan, fiziksel ve ruhsal performansında azalmadan, hafıza ve konsantrasyon bozukluğundan şikayet ediyorlar. Hatta bunlara bazen baş ağrısı, gözlerde yanma ve bulantı da ekleniyor.

Uykunun kalitesini bozan 10 neden

- Aşırı kilo artışı ve obezite
- Yapısal bozukluklar (çene yapısı küçük ve arkaya doğruysa)
- Burun ve boğazdaki yapısal bozukluklar
- Bazı tiroid hastalıkları
- Astımlılarda alerji de olduğundan burun çok iyi çalışmaz tıkanıklık vardır, kemik eğriliği fazladır, sinüziti vardır, buna bağlı olarak hasta burun problemleri de yaşadığından apne fazladır,
- KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) hastalarında uyku apnesi daha sık görülür
- Sigara ve alkol
- Kalp yetersizliği ve hipertansiyon (altta uyku apnesi sorunu yatabilir)
- Cinsel fonksiyon bozukluklarında uyku apnesi olabilir
- Ense kalınlığı olanlarda uykusuzluk sık görülüyor.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr
__________________

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk

Uykumuzu zehir eden 10 neden

Uykumuzu zehir eden 10 neden

Gece uyku kalitesini bozan ve dinlenmeyi önleyerek başka sağlık sorunlarına da davetiye çıkaran nedenler sıralandı.

AA
Güncelleme: 11:11 TSİ 15 Ocak. 2009 Perşembe

İSTANBUL – “En uyku hangisi?” sorusunun cevabını merak etmeyen yoktur. ‘İyi uyku’yu sadece belirli saatlerle tanımlamak yeterli olmuyor. International Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, ‘iyi uyku’yu, “Kişinin kendini dinlenmiş hissettiği uyku” olarak tanımlıyor.

Uykunun süresi ise kişiye özel oluyor. Bazı insanlar 10-12 saat uyudukları halde ‘uykumu alamadım’ derken, bazıları 6 saat uyusa da son derece dinlenmiş bir şekilde uyanabiliyor.

Uluslararası Uyku Cemiyeti’nin sınıflandırmasına göre, 100’e yakın uyku hastalığı bulunuyor. Kaliteli uyku ise başlıca 3 şartı gerektiriyor:

Günlük çalışma ve düşünme fonksiyonları etkilenmemeli
Gün içinde uyku gelmemeli
Uyuklama olmamalı
KALİTELİ UYKU CİHAZLARLA ÖLÇÜLEBİLİYOR
Günümüzde modern cihazlarla donatılmış uyku laboratuvarlarında, bir kişinin kaliteli uyuyup uyumadığı ölçülebiliyor. International Hospital Uyku Bozuklukları Laboratuvarı’nda kaliteli bir şekilde uyuyan ile uyuyamayanı ayırt ettiklerini belirten Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, “Uykunun dört ya da beşte birinin derin uykuyla geçmiş olması lazımdır. Bu uyku evrelerini belirliyoruz.” diyor.

Günümüzde en sık görülen uyku hastalıkları arasında “uyku apnesi” ve “uykusuzluk” hastalığı geliyor. Toplumda uyku apnesinin görülme sıklığının yüzde 5 olduğu bildiriliyor. Uyku apnesinde kişi, yüzeysel uyku ile uyanıklık arasındadır. Uykusuzluk hastalığında ise ya uykuya dalmada sorun vardır ya da kişi birkaç saat uyuyup uyanır ve sonrasında da uyuyamadan yatağın içinde dönüp durur. Bu durumda derin uyku süresi azalmış olur ve kişi dinlenememiş olarak kalkar.

UYKU KALİTESİNİ BOZAN 10 KONU
Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, gece uyku kalitesini bozan ve dinlenmeyi önleyerek başka sağlık sorunlarına da davetiye çıkaran 10 nedeni şöyle sıralıyor:

1. Aşırı kilo artışı ve obezite

2. Yapısal bozukluklar (çene yapısı küçük ve arkaya doğrudur)

3. Burun ve boğazdaki yapısal bozukluklar

4. Bazı hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması) hastalığı

5. Astım (Astımlı kişilerde alerji de olduğundan, burun çok iyi çalışamıyor, tıkanıklık ve sinüzit oluşuyor. Buna bağlı olarak hasta burun problemleri de yaşıyor ve apne oluşuyor.)

6. KOAH – Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı ( KOAH hastalarında uyku apnesi daha sık görülüyor. Uyku sırasında soluk durması sonucu kandaki oksijen düşüyor, ani ölümler oluşabiliyor. Bu sebeple konu ciddi olarak ele alınmalıdır. )

7. Kişiye ait faktörler ( Sigara tüketilmesi, alkol alınması)

8. Kalp hastalıkları ve hipertansiyon (Dirençli hipertansiyonda iki-üç ilaç kullanılmasına rağmen tansiyon kontrol altına alınamıyor. Bu hastalarda alt sebep olarak uyku apnesi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca kontrol altına alınamayan kalp yetersizliğine de bakılmalıdır.)

9. Cinsel fonksiyon bozuklukları

10. Ense kalınlığı

HORLAYAN KOCANIN TANISINDA, EŞLERİN İFADESİ ÖNEMLİ!
Horlama sorunu erkeklerde daha sık görülmesine rağmen menopozdan sonra kadınlarda da rastlanabiliyor. Bu durumda eşler horlamadan dolayı uyuyamıyor, rahatsız oluyor ve yatakları ayırıyorlar. Horlama sorunu olan erkeklere tanı koymada, eşlerinin ifadeleri büyük önem taşıyor. Uyku apnesi olan kişilerde vücudun üst kısmında terleme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, sabahları baş ağrısı oluyor ve kişi uykusunu alamamış olarak kalkıyor.

KİLO VERMEK ÇÖZÜM OLABİLİYOR
Kişide klinik olarak uyku apnesinden şüpheleniliyorsa, ‘polisomnografi’ denilen uyku testine ihtiyaç duyulabiliyor. Bu durumda hastanın bir gece uyku laboratuvarında kalması gerekiyor. Bu test sırasında vücudun çeşitli bölgelerine elektrotlar bağlanıyor. Elektrotlar kişinin göğsüne kalp ritmini ölçmek için takılırken, kol, bacak ve göğüs hareketleri, horlaması, soluk alıp vermesi takip edilerek gece boyunca video çekimi yapılıyor. Bunların sonunda da bir değerlendirme yapılıyor. Değerlendirmenin dereceleri olarak yapılıyor. Hafif apnede kilo verme, bazen ağız içi cihazlar ya da cerrahi müdahale gerekebiliyor. Apnede, sırt üstü yatarken şikayetler daha fazla artıyorsa, buna karşı önlemler de alınabiliyor.

Orta ve ağır seviyeli apnede gün boyu uyuklamalar oluyor ve kandaki oksijen basıncı düşüyorsa hastaya ‘CPAP’ denilen cihaz veriliyor. Bu cihaz, hastaya gece boyunca bir maske yardımıyla basınçlı hava veriyor. Çünkü apne üst solunum yollarında daralma ve tıkanmaya bağlı oluşuyor. Bu cihaz ile hastanın soluğunun durması (apne) ve yavaşlaması (hipopne) engellenmiş oluyor.

SOLUK KESİLMESİNİ ÖNLEYEN CİHAZLAR HAYAT KURTARIYOR
CPAP adı verilen cihazın manuel ve otomatik olmak üzere iki türü bulunuyor. Manuel cihazda, hangi basınçta apne ve hipopnenin ortadan kalktığının bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle hastaya uygun değerlerin bilinmesi ve cihazın hastaya uygun basınçta kullanılması gerekiyor. Yaşam boyu kullanması gereken cihaz, hasta 15-20 kilo verdikten sonra tekrar değerlendiriliyor. Sensörü sayesinde basıncı kendi ayarlayan otomatik cihaz, daralma ve tıkanmayı açıyor. Hasta kilo verdikten sonra da apne ya da hipopne gelişiyorsa cihaz basıncı düşürüyor. Ancak hasta bu durumda, cihazı yüksek basınca ayarlarsa gece rahatsız oluyor.

GÖZLER AÇIKKEN DE UYUNABİLİYOR
Halk arasında ‘uyurgezerlik’ olarak bildiğimiz durum da bir uyku hastalığıdır. Bu hastaların gözleri açıktır, ama aslında bu sırada uyuyorlardır. Uyurgezer hasta, uykunun herhangi bir zamanında yatağından kalkıp, arabasına binip, alışveriş yaparak dönebilir ve bunu hatırlamayabilir. Literatürde bu tarz çok sayıda uyurgezer vakalarına rastlanıyor.

UYKU TERÖRÜNDE, HASTA EŞİNİ DÖVEBİLİYOR
Uyku terörü hastalığında ise hasta, uyanmadan uyku sırasında kalkıyor ve eşini dövmeye başlıyor ya da eşyaları kırıyor. Uykuda yemek yeme hastalığında da hasta uyku sırasında yemek yiyor ancak hatırlamıyor.

En çok görülen diğer uyku hastalıkları arasında şunlar bulunuyor:

Uykusuzluk
Parasomnia: Uykuya dalarken kaslarda kasılma olur. Buna karabasan ya da uyku felci de denebilir.
Narkolepsi: Apne değildir. Kişi, gün boyu aşırı uykulu olur, kafası düşer ve uyuklar.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com
__________________

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk

Ücretsiz! Uyku Apne testi

Ücretsiz! Uyku Apne testi

Ücretsiz! Uyku Apne Risk Belirleme Testi

Bu test ne işe yarar?
Bu test Uyku Apnesini belirlemek için yapılan bir testir.

Bu test Uyku Testi midir?
Hayır uyku testi değil Uyku Apnesi risk belirme testidir. Bu testten çıkıcak sonuça göre kişi durumunun ciddiyetini anlayabilir ve Uyku Testine yönlendirilir.

Bu test nasıl uygulanır?
Size getirilicek cihaz takarak evinizde normal bir gece gibi uyursunuz. Cihaz gece boyunca kayıt alır ve bu kayıtlar daha sonra bilgisayar programı yardımıyla analiz edilir.

Neden böyle bir teste ihtiyaç var?
Bilindiği gibi hastalar bu hastalığı kabullenmekte zorlanırlar ve hastane ortamından korkarlar ayrıca Türkiye de devlet hastanelerinin yoğunluğu ve test maliyetlerinin fazla olması dolayı tedavilerini geçiktiriler bu test size nasıl bir risk altında olduğunuzu gösterir, size rapor olarak sunulur ve test sonuçuna göre tedavinizin geçikmemesini sağlarsınız.(Uyku testi yapmaya yönlendirilir.)

Şuanda pilot olarak İstanbul da uygulama yapılmaya başlanacaktır.

Şuan site beta olarak yayınlanmakta olup ziyaret edip başvuru formunu doldurabilirsiniz. Başvuru formları değerlendikten sonra kişilerle irtibata geçilecektir.

Site adresi: http://www.cpap-al.com/osa

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk

Narkelopsi

Etiketler:
Narkelopsi

Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal aktiviteyi bozar.

Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle birlikte,sık görülen bir hastalıktır.Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir.

Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk yaşından başlayarak, 50li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Narkolepsi yaşam boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir. Tedavide santral sinir sistem uyaranı olan ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisinde yan etkiler, ilaca tolerans gelişebilir.

21 Ağustos 2009
Okunma
bosluk
Sağlık Sorunları  Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Bağlantılar