Halsizlik.Net Sağlık, Baş ağrısı, Halsizlik Nedenleri, Tansiyon

21 Ağustos 2009

Uykusuzluk ve Trafik Kazaları

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:26

Uykusuzluk ve Trafik Kazaları
İ.Hamit Hancı* , Burcu Eşiyok*
*Ankara Ü. Tıp Fak. Adli Tıp A.D

STED de yayımlanmıştır

Trafik kazalarında aşırı hız, alkol alımı, tehlikeli araç kullanmanın
yanında uykusuzluk da önemli bir nedendir.

ABD Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği Yönetimi yıllık tüm kazaların yaklaşık
%1,5′inde temel nedenin uykusuzluk ve yorgunlukla ilişkili olduğunu tahmin
etmektedir . İngiltere, Norveç ve İsviçre’de yapılan farklı çalışmalarda
%1-16 arasında değişen oranlar bildirilmiştir.

Uyku ilişkili kazalar kazalar açısından en çok risk altında olan sürücüler;
a)Uykusu bozulmuş veya yorgun sürücüler
.Mola vermeksizin uzun süre araç kullananlar
.Gece, öğleden sonra ve normalde uyuduğu saatlerde araç kullananlar
.Uyku yapan ilaçlar veya alkol alanlar
.Tek başına araç kullananlar
.Uzun, kırsal, sıkıcı yollarda araç kullananlar
.Sık yolculuk edenler

Genç sürücüler
Uyku ilişkili kazaların geç kalma eğiliminde olan, az uyuyan ve gece araba
kullanan gençlerde yaygın olduğu saptanmıştır

c)Vardiyalı çalışan sürücüler
ABD’de 25 milyon insan vardiyalı olarak çalışmaktadır. Bu alışılmadık
programlarla çalışanların %20-30′unun yorgunluk ilişkili araba kazası
geçirdiği saptanmıştır. Özellikle gece vardiyasından eve dönüş tehlikeli
olmaktadır .

d)Ticari araç sürücüleri
Özellikle kamyon sürücüleri yorgunluğa bağlı kazalara eğilimlidir. Kamyon
sürücülerinde uyku apnesi olarak adlandırılan uyku ve solunum bozukluğu
yüksek oranda görülebilir. Tüm ağır kamyon kazalarının en az %30-40′ında
sürücünün yorgunluğunun, katkıda bulunan faktörlerden biri olduğu ileri
sürülmektedir.

e)Tanı konulmamış uyku bozuklukları olan sürücüler
Uyku bozukluklarının kazaları arttıran bir risk faktörü olduğu
bildirilmiştir. Kronik insomnia (uykusuzluk) , uyku apnesi ve narkolepsi
gibi aşırı gündüz uyuklamasına neden olan bozukluklar tahminen 30 milyon
Amerikalıda görülmektedir. Uyku bozukluğu olan pek çok kişi tanısız ve
tedavisiz kalmaktadır. Örneğin; uyku apnesi orta yaşlı erkeklerin %4′ünde,
aynı yaş grubundaki kadınların %2′sinde bulunmaktadır. Bu bozukluk kaza
riskini 3-7 kat arttırmaktadır.

McCartt ve arkadaşlarının 593 uzun mesafe kamyon şöförüyle yüzyüze
yaptıkları görüşmelerde, sürücülerin oldukça büyük bir kısmının direksiyonda
uyuduklarını saptamışlardır. Sürücülerin %47,1′i daha önce, %25,4′ü ise son
bir yıl içinde direksiyonda uyuduklarını ifade etmişlerdir .

Uyku ilişkili kazaları engellemede etkili olabilecek önlemler:

1)Yolculuk öncesi öneriler
* Sürücü iyi bir gece uykusu uyumalıdır. Bireysel farklılık göstermekle
birlikte, ortalama 8 saatlik bir gece uykusu gereklidir.
* Uzun yolculuklar bir arkadaşla beraber yapılabilir. Yolcular yorgunluk
belirtilerini farkederek ya da aracı sıra ile kullanmak şeklinde yardımcı
olabilirler.
* Her 100 mil (yaklaşık 160 km) veya 2 saatte bir düzenli molalar
verilebilir.
* Alkol ve performansı azaltan ilaçlar kullanılmamalıdır. Alkol ve yorgunluk
birbirlerinin etkilerini arttırır.
* Sık olarak gündüz uyuklaması, gece uyumakta zorluk ve/veya her gece yüksek sesle horlama gibi şikayetler varsa uyku bozuklukları açısından bir doktora danışılmalıdır.

2)Uykulu sürücüler için öneriler
Yorgunluğun uyaran işaretlerine dikkat edilmelidir.
a.)Araba kullandığı son birkaç kilometreyi hatırlamıyorsa,
b.)Yolda sağa-sola sapıyor veya yolda ya da yol kenarında bulunan, sürücüyü
hız ve yol sınırı açısından uyaran bariyerlere çarpıyorsa,
c.)Dalıyor ya da dikkatini toplayamıyorsa,
d.)Tekrar tekrar esniyorsa,
e.)Gözlerini açık tutmakta zorlanıyorsa,
f.)Önünüzdeki arabaya çok yakın kullanıyor veya trafik işaretlerini
kaçırıyorsa,
g.)Başını tutmakta zorlanıyorsa,
h.)Aracı ani duruş ve kalkışlarla sarsa sarsa kullanıyorsa uyuma
tehlikesinin olduğunu bilmelisiniz.

Sadece radyoyu açmakla yetinmeyin, pencereyi de açın ve onu uyanık tutmak
için diğer “numaraları” deneyin.
Mola vermek için güvenli bir yer bulun.
Trafikten uzak, güvenli bir alana gidin ve kısa bir süre (15-45 dakika)
uyumasını sağlayın.
Eğer gerekiyorsa kısa süreli uyanıklık için kahve başka kafeinli içecekler
alın (kafeinin kan dolaşımına geçmesi yaklaşık 30 dakika alır) .

3)Yol değişiklikleri: Anayollardaki hız kesici ve yol kenarını belirleyen
bariyerler sürücüyü yoldan çıktığı an uyarabilir. Tekerlekler bu bariyerlere
çarptığında oluşan sarsıntı ve gürültü anayollardaki, aracın yoldan
çıkmasına bağlı kazaları önlemede oldukça etkili olabilir.

Kazalardaki kesin azalma bilinmemekle birlikte çalışmalar %15-70 oranında
azalma bildirmektedir. Sürücü bu bariyerlere çarptığında yorgun
olabileceğini düşünerek dinlenmelidir.

İngiltere’de yapılan araştırmada uyku ilişkili kazaların saat 02.00, 06.00
ve 16.00 civarlarında arttığı saptanmıştır.
__________________

Uykuyla yaşlanmayı durdurun

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:26

Uykusuz arkadaşlar bir moral bozucu yazı daha buldum. Uyuyamadığımız için erken yaşlanacağız anlaşılan
Ama aramızda bilinçli olarak az uyumayı seçen arkadaşlar var. Bari onlar uyuyabiliyorken uyusunlar ve uykunun nimetlerinden faydalansınlar dedim:

” Bebeklerimize ninniler söyleriz. ‘Uyusun da büyüsün’ diyerek sevgiyle mırıldanırız ancak bu sözlerin de boş olmadığını gayet iyi biliriz. Peki ya biz yetişkinler? Bizim için uyku daha mı az önemlidir? Kesinlikle değil! Uyku, doğanın yarattığı en değerli sağlık ve güzellik iksiridir. Uyku düzeni ve süresi, kalitesi sağlığımızın ve biyolojik yaşımızın dolaysız bir göstergesidir.

TOKSİNLER TEMİZLENİR

* Uyurken yeniden doğarız
* Uyurken, tüm organlarımız, kalbimiz, midemiz, karaciğerimiz ve kaslarımız da dahil olmak üzere her şey yavaşlayarak dinlenir, temizlenir ve yenilenir.
* Beynimiz boşalır. Rüyalarla tortuları dışarı atarız ve zihnimiz güçlenir.
* Vücudumuzdaki toksinler temizlenir ve hücrelerimiz yenilenir.
* Bu arada gün boyunca oluşan DNA hasarları onarılır.
* Uyku sırasında bağışıklık sistemimiz güçlenir ve dayanıklılığımız artar.
* Uyku hali, testesteron, östrojen ve adrenalin gibi önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Bu da bizi gençleştirir ve cinsel gücümüzü arttırır.
* Öte yandan stresten kaynaklanan aşırı kortizonu dengeler ve yine stresten kaynaklanan her türlü hasarı onarır.
* Bizi uyutan hormonlar, gün doğarken mutluluk hormonu olarak tanıdığımız seratonin’e dönüşür ve gözlerimizi umutla, neşeyle açmamızı sağlar.

* Vücut saati mucizesi: Uyku doğanın gizemlerinden biridir. Tüm canlılar için bir aydınlık-karanlık ritmi olduğunu biliyoruz. Uykuya dalışımız beynimizdeki küçücük bir bezin kimyasal uyarıları sayesinde olur. Vücut saatimiz, gündüzleri aktif olmak, geceleri dinlenmek üzere ayarlanmıştır. Hava kararırken, beyin epifizi Melatonin adı verilen ve ana görevi vücut saatini ayarlamak olan bir hormon salgılar. Melatonin gece saat 23.00 ile 03.00 arasında en üst seviyeye çıkar. İnsan gerçekten derin bir uykuya dalmışsa, diğer hormonlar faaliyete geçer ve sabah keyifli uyanmamızı, günümüzü dengeli, huzurlu, aktif ve verimli geçirmemizi sağlar.

EN İYİ BESİNDİR

* Uyku ile doğal detox: Uyumamızı sağlayan Melatonin hormonu çok güçlü bir antioksidandır. Gece boyunca vücudumuzdaki tüm hasarları onarmaya çalışır. Diğer anti-oksidanların etkisini de arttırır. Bu nedenle anti-oksidanları yatarken almamız son derece yararlıdır. Bağışıklık sistemimizin en iyi besini ise uykudur.

* Uyku bir gençlik iksiridir: Uyku sorunları olan bir insanın cildi hızla değişir, yüzü ve vücudu çöker, çeşitli hastalıklar baş gösterir ve cinsel yaşamı bozulur. Ortalama 40-50 yaşlarında beyin epifizinin faaliyeti yavaşlar. Uyku kalitesi bozulur ve bağışıklık sistemi de zayıflamaya başlar. Önlem alınmazsa, bu gerilemeyi diğer yaşlanma belirtileri ve hastalıklar takip eder. Yaşlı insanlar uyku uyuyamamaktan yakınırlar. Çünkü yaşımız ilerledikçe melatonin üretimi azalır. Esasen kanımızdaki melatonin miktarı biyolojik yaşımızı gösteren önemli bir ölçüdür. ”
__________________

Kadınlar daha çok uyumalı

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:25

Uykusuz erkekler daha şanslı galiba:

“ABD’de yapılan bir araştırmaya göre günde 5 saatten az uyuyan kadınların kalp krizine yakalanma riski sekiz saat uyuyan hemcinslerine oranla yüzde 45 daha fazla.

Kadın vücudunun günde ortalama 8-8.5 saat uykuya ihtiyaç duyduğunu belirten uzmanlar, yetersiz uykunun başta kalp rahatsızlıkları olmak üzere konsantrasyon eksikliği, yüksek tansiyon, şeker, depresyon ve kanser gibi hastalıkları tetikleyebileceğine dikkat çekiyor. Uyuma zorluğu çekenlere tavsiyelerde bulunan uzmanlar şu noktalara dikkat çekiyor:

• Her gün aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkın.
• Serin ve karanlık bir odada uyuyun.
• Yatmadan önce zaman ayırıp stres atın.
• Seslerden rahatsız olmamak için kulak tıkacı kullanın.
• Düzenli, tempolu bir yürüyüş yapın. Bu yüzde 70 daha iyi uyumayı sağlar.
• Yatmadan hemen önce yemek yemeyin”

(Tavsiyeler size de şaka gibi geldi mi )

Alıntı: e-kolay.net/sağlık

Uykusuzluk ve stres yağlanmayı artırır

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:25

Meğer saçlarımın ve cildimin yağlı olmasının sorumlusu da
uykusuzlukmuş:

Ergenlik çağına gelinceye kadar herkesin cildi yağ ve nem dengesi bakımından normaldir. Ama 13- 14 yaşlarında seksüel hormonlar faaliyete geçmeye başlayınca işler değişir. O pürüzsüz ve saydam çocuk cildi hemen herkeste biraz da olsa yağlanır. Ergenlik sivilceleriyle karşılaşmayan gençlerin sayısı oldukça azdır. Bu geçiş döneminden sonra cilt tipleri farklılaşır. Kimi insanların payına da yağlı bir cilt düşer. Bu bir talihsizlik midir? Böyle denilemez. Şanslı olanlar sadece normal cilde sahip olanlardır. Kuru, karma ve yağlı ciltler de özenle dengede tutulabilirler. Yağlı ciltlere, kurutucu ve tahriş edici bir bakım uygulanmadıkça, kolay kolay kırışmazlar ve daha güzel görünürler. Bu açıdan avantajlı bile sayılırlar. Aslında kadınlarda aşırı yağlı cilde pek sık rastlanmaz. Bu sorun daha çok erkeklere özgüdür. Cildimizin tipi, buluğ çağında, hamilelik ve menopoz döneminde veya ara mevsimlerde değişebilir. Özellikle sonbaharda yağlanma artar. Bu dönemlerin dışında değişiklikle karşılaşılacak olursa, önce kullanılan ürünlerden, sonra hormonal sorunlardan kuşkulanmak gerekir.

* Benim cildim neden yağlı? Cildin yağlı olması, çoğunlukla kalıtımsaldır. Bazen temizliğin ihmal edilmesi, yanlış kozmetik-bakım ürünleri, aşırı stres, metabolizmanın bozulması, bazı kan dolaşımı rahatsızlıkları, hormonal sorunlar ve sağlıksız beslenme cildin fazla yağlanmasına neden olabilir. Uykusuzluk ve stres yağlanmayı geçici olarak artırır. Örneğin uykusuz bir gecenin ardından, saçlarımız sanki 1 hafta yıkanmamış gibi yağlanabilir.

Kaynak: www.sabah.com.tr
__________________

Uyku Hastalıklarına en müsait olan kişiler

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:25

Dr.Burak Erdamar’a göre :

-İdeal kilosundan en az beş kilo fazlası olanlar :
Fazla kilolar ağız içerisinde ve küçük dilde de birikir. Ve o bölgeleri daraltır. Hava da dar yerden geçerken zorlanır. Gürültü çıkar, yani horlama olur. Kişinin vücuduna giren oksijen miktarı azalır. Kalp, beyin ve solunum yolu hastalıklarına yatkınlık ortaya çıkar.
-Kalın boyun çevresi olanlar:
Kalın boyun çevresi ağız içerisinin daralmasına yol açacağından, fazla kilo ile benzer etki göstererek olumsuzluk yaratır.
- Burnundan nefes alamayanlar :
Burundaki bir hastalık nedeniyle, gece uykuda burnunu kullanamayan kişiler ağızlarını açarak uyumak zorundadırlar. Ağız açıldığında da, dil arkaya düşer ve bu düşüş yine ağız içinin daralmasına yol açar.

__________________

Uyurken yoruluyorlar

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:24

Gece uyurken tekme atanların kilometrelerce yol yürümüş gibi yorgunluk hissettiği belirtildi.

Dicle Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, peryodik hareket sendromu bozukluğu olan hastaların gece uyurken ayak başparmağını, ayak bileğini oynattığını ya da tekme attığını belirterek, bu rahatsızlığı bulunan kişilerle evli olanlardan bazılarının eşinin gece uyurken tekme atmasından şikayetçi olduğunu söyledi.

Kırbaş, çocuklarda sık görülen bu durumun ergenlikte büyük ölçüde sona erdiğini anlatarak şöyle konuştu:

”Ancak sendromu devam edenler uyuduğu süre içerisinde hareketi sürekli tekrarlıyor. Bu hastalar uyurken tekme attığı için uyandığında kilometrelerce yol yürümüş gibi yorgunluk hissediyor. Hastalar bunun farkında değil. Bunun çeşitli nedenleri var. Böbrek rahatsızlığı, demir veya magnezyum eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanıyor.

Bu rahatsızlık özellikle orta ve ileri yaşlarda romatizmal hastalık zannediliyor. Hasta sabaha kadar ayaklarını hareket ettirdiği için ayak kasları kasılıyor. Uyandıktan sonra gün boyunca bacaklarında ağrı hissediyor. Yaşlılar bunu romatizmal hastalık zannedip fizik tedavi görüyor ya da kaplıcalara gidiyor. Aslında teşhisi ve tedavisi basittir. Teşhisi uyku merkezinde bir gecede tespit edilebiliyor. İlaçla tedavi yapılıyor.”

(AA)

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/gun98.html

Uykusuz Türk kadınları

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:24

Sağlığı ciddi ölçüde tehdit edebilecek sorunlara yol açabilen uykusuzluktan, Türkiye’de en çok kadınların şikayetçi olduğu bildirildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Baklan, “Uyku beynin işidir. Uykusuzluğun içinden ikincil nedenler çıkarıyoruz” dedi.

En fazla rastlanan uykusuzluk sebebinin, tedavi edilmemiş, açığa çıkmamış depresyon, anksiyete ve çatışmalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baklan, bunun yanında demir eksikliği anemisi, B12 vitamini düşüklüğü, dopamin eksikliğiyle çalışma ve çevresel koşullar gibi bir çok nedenin bu hastalığa yol açtığını belirtti.

Prof. Dr. Baklan, Türkiye’de uykusuzluk şikayetiyle başvuran hastaların yüzde 80′ini kadınların oluşturduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: “Türk kadınlarındaki uykusuzluk sorunu, daha çok organik nedenlerden kaynaklanıyor. Bunun altında da genellikle erkeğe göre daha kötü beslenmesi nedeniyle demir eksikliği anemisi yatıyor. Türk kadınında demir eksikliği anemisi çoktur. Bu, uykuyu rahatsız eden bir durumdur.”

Bazı insanlara günde 4 saat, bazılarına da 12 saat uykunun yeterli geldiğini belirten Prof. Dr. Baklan, gece bir seferde uyunan uykunun çok sağlıklı olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Star Gazetesi
__________________

Karanlıkta uyuyun, uyutun

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler:, — admin @ 18:23

Avrupada lösemili ve kanserli çocuk sayısının artmasından dolayı yapılan araştırmalar sonucunda, uzmanlar anne babaları uyardı: Lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın…

Beyinde ve sadece 23.00 ile 05.00 saatleri arasında salgılanan melatonin hormonu, vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlar. Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormondur.

Melatonin diğer aktioksidan tesirlerini güçlendirir, kanserli hücrelere karşı koruma sağlar, üreme sistemiyle bağlantısından tutun da yorgunluk, isteksizlik gibi durumların nedenlenlerini oluşturur. Şu sıralar melatoninin yaşlanmayı geciktirici etkisinden dolayı da üzerinde önemle durulmakta…

İşin can alıcı noktalarından birisi hormonun cocuklar üzerindeki tesiri.
Avrupada lösemili ve kanserli çocuk sayılarının artmasından ötürü yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden istenen bir hususda çocukların kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları. Çünkü melatoninin güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Ancak bu hormon ışığa duyarlı. Deneylerde uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken ışığın açıldığında hormonun azaldığı, karanlıkta yoğun olarak salgılandığı tesbit edilmiş.

Buradan hareketle anne babaları uyaran uzmanlar, “lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın” uyarısında bulunuyor.

Kaynak: http://www.saglikvakfi.org.tr
__________________

Neden Uyuyoruz

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:23

Amerikan bilim dergisi Wired en çok merak edilen soruların yanıtlarını derlemiş.
Bizi en çok ilgilendiren “neden uyuyoruz” sorusunun cevabı tabii ki net değil ama ilginç, alıntı Pazar Vatan’dan:

“Bütün memeliler uyuyor. Bu o kadar önemli ki insan uyumadığında yemek yemediğinden daha hızlı ölüyor. Ancak neden olduğunu kimse tam olarak bilmiyor. Evet uyurken dinleniyoruz ama televizyon izlerken de dinleniyoruz. O halde işin sırrı beyinde olmalı. Bir teoriye göre uyanıkken beyinimizde bir madde birikiyor, uyku da bu maddeyi temizliyor. Maddenin ne olduğu bilinmiyor.”
__________________

Uykusuzluk ahlak bozuyor

Filed under: Uyku Hastalıkları — Etiketler: — admin @ 18:22

Uykusuz gecelerin sabahları kızarmış gözlere yol açmanın yanısıra ahlaki yargıları gölgeleyebileceği bildirildi.

ABD’de Walter Reed Ordu Araştırma Enstitüsü, gönüllülerden oluşan 2 grubu 2 gece boyunca uykusuz bıraktı ve sabaha dek gözlerini kapamayan bu kişilerin ahlaki ikilemler karşısında karar verme yetilerinin engellendiği gözlendi.

D.S.Killgore ve ekibinin yaptığı, sonuçları Sleep dergisinde yayımlanan araştırma, uykusuzluğun, beynin ahlaki yargıları oluşturmada önemli rol oynayan bölümünde metabolik faaliyeti azalttığını ortaya koydu.

Araştırma çerçevesinde ordu personeli 26 kişiye, ahlaki ikileme neden olan kuramsal senaryoların sunulduğu ve bu durumda neyin “uygun”, neyin “uygunsuz” olduğunun sorulduğu belirtildi.

Senaryoların, gönüllülere 53 saatlik uykusuzluktan önce ve sonra sunulduğu, uykusuz kalan gönüllülerin ahlaki yargı gerektiren sorular üzerinde düşünme sürelerinin uzadığı, bu etkinin küçük ve ahlaki olmayan sorunlarda görülmediği kaydedildi.

Bazı gönüllülerin 53 saatlik uykusuzluktan sonra ahlaki olarak kabul edilebilir olan görüşlerini değiştirdiği de gözlendi.

Araştırmanın, rutin olarak uykusuz kalan ve muharip askerlerle sağlık görevlileri gibi kriz anlarında çabuk karar vermek zorunda olanların karşılaştığı sorunları desteklediği belirtildi.

« Newer PostsOlder Posts »

Powered by WordPress